Eğitimin 3 sacayağı var...
Aile, okul ve çevre...
Okullardaki fiziki imkanlar, artık eskisi gibi değil...
Balık istifi sınıflar da yok...
Öğretmenler görevlerini şartlar içinde en iyi biçimde yapmaya çalışıyor...
Dertlerini geride bırakıp, derslere giriyor...
Farklı kültürlerde, farklı ortamlarda yetişen çocukları, bir bütünlük içinde eğitmenin zorlukları olmasına rağmen hepsine aynı mesafede bulunmak kolay mı?..
Eğitim sürecinde esas sorumluluk bence velilerde...
Çocuklarının derslerini takip etmenin yanı sıra çevresini de bilmek mecburiyetinde...
Veliler; çocuklarının boş vakitlerini kimlerle nerede geçirdiğini de bilecek...
Bakın geçenlerde Samsun da acı bir olay yaşadık...
Çakmak gazı kullanan bir gencimiz hayatını kaybetmişti...
O ailenin fertleri, ana-babalara seslenmişti...
Okul yönetimleri ve güvenlik güçleri tedbir alıyor ama kötülüklerle başetmek öyle kolay olmuyor...
Eti senin kemiği benim diyerek okullara öğrenci bırakma dönemi çoktan bitti...
Öğretmenler, öğrencilerle yüksek sesle bile konuşamıyor...
Kulak çekse, kendini Cumhuriyet Savcısı nın karşısında buluyor...
İşte bu yüzden velilere büyük görev düşüyor...
Çocuklarının başarısını görmek isteyen veliler, onlara sevgiyle yaklaşıp, ders durumunu ve arkadaş çevresini de izlemek zorunda...
Ne okullar çocuk yuvası ne de öğretmenler çocuk bakıcısıdır...
Bilmem anlatabildim mi?..