n

n

n Türkiye’nin toplumsal röntgenini çeken TÜİK’in verileri ürkütücü.

n

n Verilere göre; ortalama çocuk sayısı 2’nin altında, evlenme yaşı giderek yükseliyor ve boşanma oranında artış var.

n

n TÜİK’in rakamlarına baktığımızda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısının pek önemsenmediği ortaya çıkıyor.

n

n Yani çocuk sayısının artırılmasını doğru bulan aileler, her geçen gün azalıyor.

n

n Neden acaba?

n

n Son yıllardaki yoksullaşma olmasın?

n

n Beni böyle düşündüren AK Parti iktidarı ile Türk ailesinin S.O.S vermesi.

n

n TÜİK rakamları bunu doğruluyor.

n

n Evlenme yaşı her geçen gün artıyor.

n

n 2001 yılında evlenme yaşı 25.5 iken bugün 26.7’ye yükseldi.

n

n Evlenen sayısında da azalma var.

n

n Hayat şartlarının her geçen gün artması, yoksulluğun kendini hissettirmesi evlenmelerinin önünde büyük engel.

n

n Çocuk sayısı arttıkça ailelerin geçim şartları daha da zorlaşıyor.

n

n Bu nedenle gençler kendi ayakları üzerinde durabildiklerinde yuva kurmayı uygun görüyor.

n

n Bu gerçeğe baktığımızda ülkemizdeki işsizliğin boyutu da apaçık ortaya çıkıyor.

n

n Gelecek endişesi sadece işsizlerde değil, işi olanlarda da var.

n

n Güvenceden yoksun görüyor.

n

n Her an kapı önüne konulmaktan ürküyor.

n

n Böylesine endişeli toplumumuzda gençler evlenmekten ve çocuk sahibi olmaktan korkuyor.

n

n ‘Kendimize bakmaktan aciziz, çocuklarımıza nasıl bakabiliriz?’ diye soran gençler Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın nüfusun artırılması konusundaki çağrısına ise ‘Tuzu kuru’ önerisi olarak bakıyor.

n

n Bu tablo sadece kentlerde değil, köylerde de kendini gösteriyor.

n

n Köyde ürettiği ile geçim sıkıntısından kurtulamayan gençler çareyi büyük kentlerde bulurken, çoğu hayal kırıklığı yaşıyor.

n

n TÜİK rakamlarına baktığımızda ülke nüfusumuzun artış hızında gerileme dönemi yaşanıyor.

n

n Hızlandırma çağrıları belki endişe ürünü ama hızlandırmaya yönelik önlem almada da hayli gerideyiz.

n

n Ekonomik sorunlar zirvedeyken, yokmuş gibi gösterilmeye çalışılıyor.

n

n Durum böyle olunca da söylemlerin hiçbir kıymet-i harbiyesi kalmıyor.

n

n TÜİK rakamları mevcut iktidarı önlem almaya yöneltir mi, bilemem.

n

n Bilebildiğim tek şey Türkiye’de son yıllarda pembe tablolar sergilenirken, gerçeklerin yalanladığı.

n
n

n Bizden sadece hatırlatması.

n
n