Pembe tablolar.
Hayaller.
Umutlar.
Sürekli pompalanıyor.
Ötesi yok.
Avutulup gidiyoruz.
Memur işçi, emekli, dul ve yetime zam yapılıyor.
Farkına varan yok.
Bir paket sigara parasına zam deniliyor.
Yaygara da koparılıyor.
Zam yaptık, diye.
1 Kasım’da seçim yapılacak.
Kurban Bayramı’nı fırsat bildiler.
Kurban parası adı altında 700 lira verileceği açıklandı.
Sevinen sevinene.
İkinci bir açıklama kurban parasının bayram sonrası verileceği yönünde.
Burukluğa yol açtı.
Hiç yoktan iyi, dendi.
Teselli aranırcasına.
Hani bir söz vardır, bayram geçtikten sonra kınayı bilmem nerenize çalın, diye.
Aynen öyle oldu.
Kurban parası tartışılırken.
Hatta tepki görürken, Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz açıkladı:
Emekli maaşları artırılacak.
Buyurun buradan yakın!
Bir vaat yerine getirilmeden yeni vaatler.
Umut fakirin ekmeği, dercesine.
Oldu mu?
Bence hiç olmadı.
Medya da yanlış yapıyor.
Her söylediklerini haber yapıyor.
Söyledikleri gerçekleştiğinde açıklansa.
Hiçbirimiz de umutlanmasak daha iyi olmaz mı?
Olur şüphesiz.
Olur da söylemekle kazanmanın başka yolu olabilir mi?
Olmaz.
Önce umutlandıracaklar.
Dağ fare doğuracakmış önemli mi?
Hiç önemli değil.
Nasıl olsa, aldanarak iki puan kazandırmayı alışkanlık haline getirdik.
Ne dersiniz?