n

n
n Rizespor maçını değerlendirdiğim yazı üzerine arayan bir dostumla “O yok bu yok. Gol pozisyonu üretimi yok. Sadece var olan top kayıplarımız mı?” diye biraz alaycı, biraz da sitemkâr bir sohbetimiz oldu.
n
n Hemen sıraladım; oyun disiplininden kopmamaya ve bunu 90 dakikaya yaymaya çalışan dinamik bir Samsunspor var. Maçın hemen başında oyunu rakip sahaya yıkan kazanmaya odaklı ve arzulu bir takım var. Oynadığımız diğer maçlara oranla daha iyi bir orta saha ve o bölgeden ileriye çıkarılan isabetli paslar var. Köşe atışlarında ve serbest vuruşlarda çalışılmış organizasyonlar var. Rakip sahaya ‘fişek’ gibi inen sağ ve sol bekler var. Rakip sahada çoğalma ve geri dönmede gayret var. Bu güzel futbolu süsleyecek bir tek gol yok. Bizde de bunun üzüntüsü var. “ Ne yani her şey var da bir tek gol mü yok” diye girdi araya…
n
n “Bu maçta yoktu ama Samsunsporlu oyuncular bulunca affetmezler bilirsin” diye cevap verdiğimde gülüştük. İş döndü dolaştı hocamız Erhan Altın’a geldi. Tabii ki çıkış noktasının temelini kupada elenmemiz oluşturuyordu. Ancak nasıl yaptıysa Erhan Altın’ın Rizespor maçındaki oyuncu değişikliklerindeki yanlış tercihine konuyu getirip bağladı. Tahmin edeceğiniz üzere sesinin tonu hayli sertti. Her cümlede en az bir kez “ olur mu ya, olur mu?” diyordu. Haklıydı olmamalıydı, kupada elenmemeliydik ancak futbolda her şey vardı ve maalesef oldu.
n
n Hocanın oyuncu tercihinde hata olarak gördüğü şey de aslında Ziraat Türkiye Kupası nda Sivas 4 Eylül Belediyespor’a elendiğimizle ilintiliydi. Kupa maçımızı izleme olanağım olmadı. O yüzden nasıl bir futbol ortaya koyduğumuzla ilgili hiçbir fikrim yok. Fakat kadroyu gördüğümde şaşırmadım desem yalan olur. Samsunspor’un kesinlikle yedek oyunculardan kurulu bir takımla sahaya çıkmasına ihtimal vermiyordum. Çünkü Samsunspor yeterince hazırlık maçı oynayamamıştı ve mevcut kadronun birlikte oynamaya ihtiyacı vardı. Bu ve benzeri maçlar da bunun için bir şanstı ve kesinlikle değerlendirilmeliydi. Bir yandan bu şaşkınlığım bir yandan kupada elenmenin verdiği üzüntü…
n
n Kupa maçından bir gün sonra hocamız Erhan Altın’la telefonla konuşma şansımız oldu. O da bizler gibi böyle bir sonuç beklemiyordu. Tahmin edeceğiniz üzere bu konuyu kendisine sordum. Bana verdiği yanıt aşağı yukarı bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklama gibiydi.
n
n Ligin uzun bir maraton olduğunu, bu maratonun ancak alternatifli bir kadroyla tamamlanabileceğini, bu tür maçların ise hazır olmayan oyuncuları kazanmak adına önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Göze hoş gelen ve sonuca giden futbolun olmazsa olmazı da bu değil mi zaten? Seçeneği bol, güçlü bir kadro… ‘ O adam orada nasıl oturtulur’ dediğimiz öyle yedek kulübeleri gözlemliyoruz ki…
n
n “ Bizim bir tek kadro itibariyle sıkıntımız var” Bu açıklama malumun sadece ilamı… Erhan Altın yalnızca ‘şapkadan tavşan çıkartmadı’ Kısıtlı zamanda başardıkları birçoğumuzun hayalinin de ötesinde. Eksiklerini hızla gideren ve oynadığı futbolla her gün üzerine koyan bir Samsunspor izliyoruz.
n
n Bu arada arayan dostum ‘daha önce neden daima iyileri yazıyorsun’ diyerek sitem ederken, ‘takım iyi oynadı neden gol atamadık diye eleştiriyorsun’ noktasına geldi. Bu dahi 4-5 hafta gibi kısa bir sürede Samsunspor’un nereden nereye geldiğini konusunda bir fikir verir sanırım.
n