Yıllardır böyle bir maç görmedim. Bu kadar duran, duraksayan bir maç izlemedim. Vakit geçiren, zamana oynayan, oyunu soğutmaya çalışan çok takım izledik. Futbolun doğallığı içinde hoşgörülebilir ölçüde olmuştur hep zaman çalmalar. Ama Adana Demirspor'un Samsunspor karşısında yaptıkları akıl alacak gibi değil. Sabır taşı olsanız çatlarsınız.
Daha 10.dakikada başladı Demirspor kalecisi zaman çalmaya. Sonra diğerleri. Hele ikinci yarı neredeyse dakika başı biri yere bıraktı kendisini. Maçın hakemi gereğinden fazla müsamaha gösterince de sahadaki 17-18 yaşındaki çocuklar puana giden her yol mübah anlayışıyla yattılar da yattılar. Yata yata da 1 puanı aldılar. Bu genç çocukların kulağına kim bunu üflediyse futbol katilidir. Belli ki Erkan Hoca bu çocuklara oyun taktiği değil yatma taktiği vermiş. Erkan Sözeri gibi bir teknik adama da bu yakışmamıştır
Gelelim merak edilen Samsunspor ' a, 27 derece sıcakta bizim bile otururken bunaldığımız bir havada son ana kadar mücadele eden futbolcularımız alkışı hak etti. Mücadele vardı. Hem de sonuna kadar. Bu mücadelenin karşılığı, hakkı 3 puandı. Olmadı. 3 puanı getirecek gol gelmedi. İyi niyetle mücadele etmek sonuca gitmek için tek başına yeterli olmuyor.
Eksik olan üretkenlikti. Maçın tamamında topa sahip olmasına rağmen Samsunspor üretken olamadı. Tehlikeli bölgede etkili olamadı. Çerçeveye topu tıklayacak oyuncu eksikliği bariz bir şekilde hissedildi. Ceza sahasına sayısız orta yapan bir takımın kaleyi bulan şutunun neredeyse olmaması, geleceğe yönelik tedirginlik sebebi. Bu kadro mücadele eder. Bu kadro daha iyi bir konuma gelir. Ama gol bulmakta zorlanabilir. Yedek kulubesine baktığınızda, etkili bir hamle oyuncusunun da olmadığını düşünürseniz ligin en az gol atan takımı olmaya namzet bir takım söz konusu.
Ligin ilk maçında taraftarın ilgisi ve desteği her türlü takdirin üzerinde.
Lige galibiyetle başlamak, her açıdan iyi olurdu ama lige bu kadar mücadeleci, istekli başlamak da en az galibiyet kadar önemli.