n

n
n Samsunspor bu hafta; oynadığı 13 maçta 4’ü kendi evinde 6 galibiyet, 3 beraberlik, 4 mağlubiyet almış, kalesinde gördüğü 9 gole karşın rakip filelere 15 gol bırakmış ve 21 puan toplamış olan 1461 Trabzon deplasmanındaydı. Samsunspor bu maça çıkarken galip gelememe veya galibiyeti koruyamama “hastalığıyla” ligin dibine doğru yol alan ve kredisini neredeyse tüketmiş bir ekip konumundaydı.
n
n 1461 Trabzon’un zor deplasman olduğu tartışma götürmez bir gerçek, ancak içeride veya dışarıda kolay maç var mı? Hele hele kredisi tükenmiş bir takımın her maça galibiyet parolasıyla çıkmama gibi bir lüksü var mı?
n
n Samsunspor bu bilinçle ve kazanamamanın yüklediği stresle sahadaydı. Defansın sağında bu kez Canberk’i gördüğümde şaşırmadım lakin geçen hafta ortaya koyduğu futbol ile formayı hak etmişti. Yediğimiz golde müdahalede gecikmiş olmasına ve yerinde oynamamasına rağmen Canberk’i yine başarılı bulduğumu ifade etmeliyim.
n
n Samsunspor maçın başından itibaren defansta dağınık bir görüntü sergiledi. Kere ilk 4 dakikada 3 pas hatası yaptı ki ikisi 1461 Trabzon adına net gol pozisyonu yarattı. Ha keza 9. dakikada Lokman’ın hatası neredeyse gol oluyordu.
n
n Dakikalar ilerledikçe Samsunspor rakip sahada pres yapabildiğini anımsadı ve oyunda dengeyi sağlamaya çalıştı. Bunda kısmen de olsa başarılı oldu. Hatlar arasındaki kopukluğu giderdiği dakikalarda ise topu rakip kaleye kadar taşımayı başardı. Ancak net gol pozisyonu üretmekte veya son vuruşu yapmakta yine pek becerikli olamadı.
n
n İlk yarının etkin ve gole yakın takımı 1461 Trabzon oldu. Özellikle sol taraftan taşıdıkları toplarla Samsunspor kalesinde oldukça etkili oldular. Kendi alanlarından kaptıkları toplarla öylesine süratli bir şekilde kalemize geldiler ki deyim yerindeyse her seferinde “yüreğimiz ağzımıza geldi”. 26. dakika; 1461 Trabzon adına şanssızlık Samsunspor adına şans dakikasıydı. Mehmet’in ceza sahası dışından çektiği sert şut, Atilla’nın bakışları arasında üst direkte patladı. Yine 29.dakikada ceza sahamızla korner noktası arasından kullanılan serbest vuruşta, Yusuf’un yatarak vurduğu kafayı Atilla ancak çizgi üzerinde engelleyebildi. Bu dakikalar zaten rakibin kalemizde sık görüldüğü dakikalardı.
n
n 2. yarının başlarında daha istekli ve daha diri bir Samsunspor vardı sahada. İlk atak da bizden geldi. Musa Sinan’ın sağ taraftan yaptığı orta, Adem’e ulaşmadan rakip topu kesti. Besim Hoca belki de sahaya sürülebilecek en iyi 11’le maça başladı. Samsunspor’un bu kadrosuyla Adem bence de sahada olması gereken bir isim. Rakip ceza sahası önünde pas vermesi veya kaleye vurması gereken iki topu rakibe kaptırması eleştirilebilir ancak gayretli ve uyumlu bir oyun sergiliyor.
n
n 51.dakikada golümüz geldi. Hakan Arslan, sağ taraftan kullanılan köşe vuruşuna çok iyi yükselerek düzgün bir vuruş yaptı ve topu rakip filelere gönderdi. Şöyle sakin kafayla maçın kasetini bir kez daha izleyin göreceksiniz ki bu rakip kalecinin kucağına nişanlanmayan tek toptu. Golün dışındaki tüm köşe vuruşları, tüm ortalar ve serbest vuruşların büyük bir bölümü rakip kalecinin ellerine teslim edildi.
n
n Golden sonra rakip ataklarını sıklaştırmaya ve kalemizde tehlike yaratmaya başladı. 60.dakikada kullanılan serbest vuruşta Caner’in topu direğin hemen dibinden dışarı atması; yine Samsunspor adına bir şanstı. Bu dakikalardan itibaren rakip golü aramakla biz de “Acaba galibiyeti koruyabilecek miyiz “ sorusuyla meşguldük…
n
n Oyunun son 20 dakikasına tabiri caizse Göksu ve Ofodeu damgasını vurdu. Bizler “Bir takımın sol tarafı nasıl otobana çevrilir” filmini izlerken; rakip 77.dakikada beraberlik golünü buldu. 79.dakikada 10 kişi kalmasına karşın yine aynı ‘otobanı’ kullanarak benzer bir pozisyonda ve yine aynı ayakla 82. dakikada galibiyet golünü ağlarımıza bıraktı.
n
n Alınan mağlubiyete rağmen Samsunspor son iki maçından daha iyi bir oyun ortaya koydu. Oyuncuların Besim Hocaya ve oyun anlayışına adapte olma süreci hızla atlatılacak gibi…
n
n Bir çift sözüm de hafta içi açıklama yapan Samsunspor Basın Sözcüsü Mehmet Yılmaz’a var… “Her maçta beraberlik alacak bir takım yapısına sahibiz. Takım içinde oyunu bozacak ve galibiyet alacak oyuncumuz yok” açıklamanızı neresinden değerlendireceğimizi bilemedik. Lakin neresinden değerlendirmeye çalışırsak çalışalım “Madem öyle Erhan Altın’ın istifasını hangi mantıkla kabul ettiniz” sorusu karşımıza çıkıyor…
n
n
n
n
n