2017 yılının ilk yazısını oluştururken ekonomik anlamda 2016 yılında yaşadıklarımızdan yola çıkarak 2017 yılında dikkat etmemiz gereken konular üzerinden kısa bir yazı kurgulamıştım. Ancak pazar günü sabah uyandığımda İstanbul'da sivil vatandaşlarımıza yönelik yapılan insanlık dışı saldırıyı öğrendiğimde; 'Arka Plan Yönetimi'nin boş durmadığını, vermek istedikleri mesajlarını her zamanki gibi masum insanların kanıyla yazmaya devam ettiğini gördüm.

Kendi kurdukları sistemin mükemmeliyetini tescil ettirebilmek, sanal düşmanlar yaratarak sistem muhaliflerinin eleştirilerini pasifize edebilmek, talep fazlası ürün ve hizmetlerine yeni pazarlar üretebilmek, yeraltı kaynaklarına hükmedebilmek için vardır Arka Plan Yönetimi.

Hedef coğrafya seçilir. Konusunda uzmanlaşmış araştırmacılar tarafından etnik yapıdan tutun da sosyoekonomik yapıya kadar veriler biraraya getirilir. Saha araştırmaları her gün kullandığımız, kullanmaktan çekinmediğimiz sisteme bağlı küresel markalarla az bir sapma ile tespit edilir. Uzun soluklu çalışmalar ile strateji, eylem planları oluşturulur. Roller belirlenir. Bu rolleri oynayacak kişiler, örgütler üzerinde mutabakat sağlanır. İç, dış paydaşlar ile müzakereler yapılır. Yapılan ihtiyaç analizleri sonucu ihtiyaç duyulan nakit unsurlar, teknoloji ve silahlar kurulu sistemin küresel markaları üzerinden rol sahiplerine aktarılmaya başlanır.

Ve sahne.

Yakın zamanda tıpkı Libya, tıpkı Irak, tıpkı Yugoslavya, tıpkı Mısır örneğinde olduğu gibi.

Şimdilerde ise sahnede Suriye, devamında ise …

Arka Plan Yönetimi kendini hiçbir zaman deşifre etmez. Oyunu kurar, yönetir ve istediği şekilde sonlandırır. Yeni oyunlar belirler ve o oyunlar üzerine çalışmalarını devam ettirir.

'Arka Plan Yönetimi'ni tespit eden, çözümleyen, bu bilgileri halkla paylaşmak isteyen , ne yapmak istediğinizi , ne yaptığınızı biliyoruz diyen vatansever/yurtseverleri ise acımasızca katleder.

Tıpkı Eşref Bitlis, tıpkı Necip Hablemitoğlu, tıpkı Uğur Mumcu, tıpkı Gaffar Okkan, tıpkı Muhsin Yazıcıoğlu, tıpkı…

Arka Plan Yönetimi çalışmalarını hiç durdurmaz ve durdurmayacaktır.

Asla böyle bir beklentinin içerisinde olmamalıyız.

1919 yılında Samsun'u denizden bombalayanlar da, İzmir'in işgalinde Yunan Deniz Kuvvetleri'ne eşlik edenler de Arka Plan Yönetimi çalışmalarını yönetenlerin bizzat kendileriydi.

Unutmamalıyız.

Çok okumalıyız ancak güvenilir kaynakları. Doğru strateji doğru eylem planı çerçevesinde çok çalışmalıyız. Bilim ve teknoloji üretebilir duruma gelmeliyiz ki güçlü bir ekonomiye sahip olalım.

Ancak böyle olursak iç ve dış tehditleri bertaraf edebiliriz.

Sağlıcakla

Kadir GÜRKAN