n Gece geç saatte ya da sabahın
n
n erkeninde çalan telefon
n
n sesi beni korkutur...
n
n Dün de öyle oldu...
n
n Oğlum Yavuz Kemal,
n
n mutfakta çalan telefonu
n
n yatak odasına getirene kadar
n
n kapandı...
n
n Cevapsız arama kaydında
n
n Necdet Şensoy un adı vardı...
n
n Ondan önce de
n
n Ragıp Göker aramış...
n
n Telefonla
n
n arama
n
n yaparken,
n
n Bir dostu
n
n daha kaybettik
n
n dedim içimden...
n
n Hangisiydi?..
n
n Kafamdan bir yığın
n
n tahmini isim geçti...
n
n Önce Necdet abiyi aradım. Telefon
n
n açıldığında, karşıdaki sese
n
n fırsat vermeden Abi yine kimi kaybettik
n
n diye sordum...
n
n Karşımda Kerim vardı. Şaşırdım. Necdet abi, babamı kaybettik demez mi?..
n
n Telefonu kapattıktan bir süre sonra
n
n 30 yıl öncesine
n
n sürüklendim...
n
n Dr. Kamil Sokak ta
n
n Şensoy Matbaası nın
n
n kurşun kokan ortamında
n
n baskı makinelerinin
n
n ahenkli sesini duyar gibi oldum...
n
n Matbaacı-gazeteci
n
n tanımının en son
n
n temsilcilerinden biriydi
n
n Necdet Şensoy...
n
n Anadolu da her matbaa
n
n mutlaka bir gazete çıkarmak
n
n zorundaydı...
n
n Çünkü; devlet, matbaacılara değil
n
n gazetelere kağıt tahsisi
n
n yapardı...
n
n Onu tanıdığımda
n
n Hürriyet Haber Ajansı nda
n
n muhabirdim...
n
n Beni severdi...
n
n Bunda rahmetli annemin
n
n mübadil oluşunun
n
n etkisi de vardı...
n
n Muhabirlik yıllarından
n
n bugüne kadar
n
n yaşadığım
n
n onca anı canlandı birden bire
n
n gözümde...
n
n Daha geçenlerde, Doğan Kaynar ağabeyin
n
n cenazesindeydik...
n
n Rahmetli Bahri Altay (Foto Bahri)
n
n ile Doğan Kaynar ın her biri; bir Karadeniz fıkrası olan
n
n anıları üzerine gülüşmüştük...
n
n Basın dünyasının adeta canlı arşivi
n
n sayılan adaşımla,
n
n her ikisi de mübadil olan Bayram Erol ve
n
n Ferruh Çetin e
n
n geçmişle ilgi takılmıştık...
n
n Doğan abi, cenaze işlemlerinde
n
n uzmandı. Her şeyi tek başına
n
n kusursuz biçimde hallederdi...
n
n Necdet abi, Doğan da gitti
n
n bizim cenazeleri kim kaldıracak
n
n demişti...
n
n Hepimiz Bayram Erol a bakmıştık...
n
n Günün bütün saati neredeyse Doğan Kaynar la
n
n olan o idi...
n
n Orada vedalaşıp,
n
n ayrıldık...
n
n Meğer son
n
n görüşmemizmiş!..
n
n Takdir-i ilahiye diyecek bir şey yok...
n
n Sözün bittiği yerdeyiz...
n
n Mekanın cennet olsun
n
n adaşım, hemşehrim, ağabeyim...
n
n
n
n
n
n
n
n
n
n
n
n
n
n
n