Türkiyede bir grup gazetecinin, TCKnın 301. maddesinin
değiştirilmesi için kamuoyu oluşturmasına
bir anlam veremiyorum...
Ne diyor, TCKnın 301. maddesi:
1. Türklüğü, Cumhuriyeti veya TBMMyi alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
2. Türkiye Cumhuriyeti hükümetini, devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
3. Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza üçte bir oranında artırılır
4. Eleştiri için yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
Türkiye Gazeteciler Federasyonunun genel kurulunda Adalet bakanı Cemil Çiçeki dinlemiştim...
Çiçek, AB başta olmak üzere Uluslararası Af Örgütü ve basın kuruluşlarının bu maddenin değiştirilmesi konusundaki dayatmalarına
karşı bir hayli hazırlıklıydı...
Almanya, Fransa, İtalya, Polonya ve İspanyada, TCKnın 301. maddelerine benzer kanunlarını yine madde madde okumuştu...
Onlarda yürürlükte olan benzer maddelere
ses çıkartmayanlar, bize neden dayatmalarda bulunuyordu?..
Uluslararası Af Örgütü de yayınladığı bildiride, bu maddenin ifade özgürlüğünün önünde büyük bir engel oluşturduğunu açıklamıştı?..
Yabancıları anladık da, bizimkilere ne oluyor?..
Sözüm ona, ceza maddesinin uygulamalarında
ortaya sorun çıkabilir miş...
İddiaların yumuşak karnı, hükümetin eleştirilmesi konusu...
Bu konuda endişesi olanlar, dün Ankara 8. Hukuk Mahkemesinde verilen kararı görmelidir...
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi gibi, Başbakanın kedi olarak betimlenmesinde, kişilik haklarına
saldırı yoktur kararı verdi...
Bu ükenin hakimleri,
yürekli insanlardır...
Öyle olmasaydı, bu karar çıkar mıydı?..
Amaç başka...
Türklük ifadesinin kanlarına
dokunduğunu söylemeye güçleri yetmiyor...
Bütün dertleri bu...
Kendi ülkemizde
uğraştığımız işe bak!..
Bu da benim kanıma dokuyor...