Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Ali Yurtlak, erkeklerde sık görülen ürolojik sorunlardan biri olan varikoselin artık ameliyatsız yöntemlerle de başarılı bir şekilde tedavi edilebildiğini belirtti. Modern tıbbın sunduğu minimal invaziv teknikler sayesinde hastaların daha kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini vurguladı.
Varikosel, testis toplardamarlarının genişlemesi sonucu ortaya çıkan ve erkek infertilitesinin en yaygın nedenlerinden biri olarak kabul edilen bir rahatsızlıktır. Genellikle sol testiste görülür ve zamanla ağrı, şişlik, testiste küçülme ve sperm kalitesinde bozulmaya yol açabilir. Dr. Ali Yurtlak, “Varikosel çoğu zaman sinsi ilerler. Hastalar genellikle ağrı ya da çocuk sahibi olamama şikâyetiyle başvurur. Bu nedenle erken teşhis büyük önem taşır” dedi.
Geleneksel varikosel tedavisi cerrahi yöntemlerle gerçekleştirilirken, günümüzde girişimsel radyoloji alanındaki gelişmeler sayesinde ameliyatsız tedavi seçenekleri ön plana çıkmaktadır. Embolizasyon olarak adlandırılan bu yöntem, kasıktan ya da boyundan ince bir kateter yardımıyla damar içine girilerek problemli toplardamarların kapatılması esasına dayanır.
Dr. Ali Yurtlak, ameliyatsız varikosel tedavisinin avantajlarına dikkat çekerek, “Bu işlemde kesi yapılmaz, genel anesteziye ihtiyaç duyulmaz ve hastalar aynı gün taburcu olabilir. İşlem süresi genellikle 30-45 dakika arasında değişir. Hastalar kısa sürede normal yaşamlarına dönebilir” ifadelerini kullandı.
Embolizasyon yönteminde genişlemiş damarlar özel tıbbi materyaller kullanılarak kapatılır ve böylece testis etrafındaki kan birikimi engellenir. Bu sayede hem ağrı şikâyetleri azalır hem de sperm üretimi üzerinde olumlu etkiler gözlemlenebilir. Özellikle çocuk sahibi olmak isteyen hastalarda bu tedavi yöntemi önemli bir alternatif sunmaktadır.
Ameliyatsız varikosel tedavisi, minimal invaziv olması nedeniyle komplikasyon riskinin düşük olmasıyla da öne çıkar. Enfeksiyon riski oldukça düşüktür ve dikiş gerektirmez. Dr. Yurtlak, “Cerrahiye göre daha konforlu olan bu yöntem, hastalar açısından hem fiziksel hem de psikolojik açıdan daha rahat bir süreç sunar” dedi.
Tanı sürecinde fizik muayene ve doppler ultrasonografi büyük önem taşır. Bu sayede varikoselin derecesi belirlenir ve uygun tedavi planı oluşturulur. Her hastanın durumu farklı olduğu için tedavi seçeneği kişiye özel olarak değerlendirilmelidir.
Varikosel tedavisinde en önemli hedeflerden biri, testis fonksiyonlarını korumak ve olası infertilite riskini azaltmaktır. Bu nedenle özellikle genç yaşta tanı konulan hastalarda zaman kaybetmeden tedavi planlaması yapılması önerilmektedir.
Dr. Ali Yurtlak, varikosel şüphesi olan hastaların utanmadan ve gecikmeden bir uzmana başvurması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Günümüzde ameliyatsız yöntemlerle etkili ve güvenli tedavi mümkündür. Erken tanı ve doğru tedavi ile hem ağrı şikâyetleri ortadan kaldırılabilir hem de üreme sağlığı korunabilir.”
Toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Dr. Yurtlak, özellikle genç erkeklerin düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini belirtti. Minimal invaziv tedavi seçenekleri sayesinde varikoselin artık korkulacak bir hastalık olmaktan çıktığını ifade etti.




