Kadına yönelik
cinayetlerin
ve şiddetin
had safhaya ulaştığı
bir dönemde,
bu vahşi muameleye
maruz kalanların
kim olduğunu
Nazım Hikmet in
şu dizeleriyle
hatırlayalım:
Analardır adam eden adamı
Aydınlıklardır önümüzde gider
Sizi de bir ana doğurmadı mı?
Analara kıymayın efendiler!
O öldürülen o dövülen
o hakarete uğrayan
kadınlar anadır...
Bugünkü,
Annenin öğüdü öykümü
bizi adam eden
kadınlara ithaf ediyorum...


* * *
Evin kapısında çamaşır
kazanını karıştırırken,
5 yaşındaki küçük oğlu
Ege nin ağladığını duydu.
Eve koştu. Onu emanet ettiği
12 yaşındaki kızı Sevinç i
yerde yatarken buldu. Nuran Hanım,
telaşlandı. Kocası
tarladaydı. Kızını kucağına alarak,
traktörün römorkuna koydu. Ege yi de
ablasının yanına bıraktı. Sağlık ocağı
1.5 kilometre uzaklıktaydı.
Traktörü, hızla sağlık ocağına sürdü.
Ocağın kapısında kalabalık vardı. Kızını
römorktan alıp,
hemşirelere teslim etti. Ardından da
küçük Ege yi indirdi.
Doktor Mehmet Bey, yarı baygın olan
Sevinç i muayene etti. Hemşire ateşini ve tansiyonunu ölçtü. Dr. Mehmet Bey,
Şimdilik endişe edecek bir şey yok ama
yine de şehir hastanesinde bir gösterin dedi.
Nuran Hanım eve dönmüş,
Sevinç de kendine gelmişti. Çamaşırları duruladıktan sonra
ipe asan Nuran Hanım,
endişe içindeydi. Aklı kızındaydı. Kocası Volkan ın
arkasına kadar geldiğini
fark etmemişti. Ne oldu hanım dedi Volkan. Niye bu kadar dalgınsın . Nuran Hanım,
bir çırpıda durumu anlattı. Volkan, koşarak eve gitti. Kızı Sevinç ile oğlu Ege
uyuyordu. Çocuklarını sevgiyle seyretti.
Sabah olmuştu. Volkan, kızı Sevinç i
şehir hastanesine götürmek için
köy minibüsüne bindi. 20 dakika sonra
şehirde amcasının oğlu Vahit in dükkanının
önünde minibüsten
indiler. Vahit in hastanede tanıdığı vardı. Birlikte
taksiye binip, şehir hastanesine gittiler.
Vahit in acil servis doktoru
olan arkadaşı Şevket,
Sevinç i muayene ettikten sonra
Bir de Kardiyolog Ahmet Bey görsün dedi.
Tahliller ve röntgen filmlerini alan
Dr. Şevket, Volkan ve kızı Sevinç le birlikte
Dr. Ahmet Beyin odasına girdiler. Dr. Ahmet Bey de
tahlilleri ve röntgen filmlerini inceledikten sonra
Sevinç i bir daha muayene etti. Volkan a kızını dışarı
çıkarmasını işaret etti. Volkan, kötü bir şey olduğunu anlamıştı. Dr. Ahmet,
Sevinç in kalbinin doğuştan delik olduğunu
söyledikten sonra, Endişe etme ameliyatla
tedavi olur dedi. Volkan ın dünyası yıkılmıştı. Şehirden
köye nasıl geldiğini anlamamıştı bile. Eve geldiğinde
Nuran Hanıma durumu anlattı.
Her şey bir film şeridi
gibi gözünün önüne geldi...
Ne de çabuk geçmişti o acılı yıllar...
Sıkıntılarla büyütmüştü Sevinç i...
Nuran Hanım, kızı Sevinç i sürekli döven damadı Rıfkı yı baltayla
ağır yaraladığı için şimdi cezaevindeydi.
Kocası Volkan, karısını cezaevinden
kurtarabilmek için en iyi avukatları
tuttu. Bunun için de traktörünü yok pahasına sattı.
Nuran Hanım, iki yıl sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı. Cezaevinin
kapısında oğlu, kızı ve kocası onu sevgiyle kucakladı.
Ege, koskoca bir delikanlı olmuştu. Hukuk fakültesinin
ikinci sınıfında öğrenim görüyordu.
Eve gelmişlerdi. Sevinç, annesinin
en sevdiği yemekleri yapmıştı. Ege, Keşke bana söyleseydin Rıfkı nın
cezasını ben verirdim dedi. Yine sen vereceksin oğlum diyerek,
devam etti:
Sana söyleseydim, hapiste yatacak okulundan olacaktın. Oysa şimdi hakim olup,
ablan gibi yüzlerce kadını kurtaracaksın.

* * *
Bugününüz dünden daha iyi olsun. Sağlıklı ve huzurlu günler dileğiyle...