Türkiye de yaklaşık 700 bini kamuda olmak üzere 1.5 milyon taşeron
işçi bulunuyor.
Son günlerde birbiri ardına özel sektördeki maden ocakları ve
inşaatlarda meydana gelen iş cinayetlerinde yaşamını yitirenlerin
tümünün taşeron işçiler olduğu dikkate alındığında, bu çalışma sistemi
doğal olarak gündemin ilk sırasında yer alıyor.
Çalışma yaşamının en önemli sorunlarının başında gelen taşeron
işçilik, son torba yasa ile düzenleme altına alınsa da özel sektörde
kıdem tazminatı açısından baş ağrıtmaya devam ediyor.
Eylül ayında yürürlüğe giren torba yasada kıdem tazminatı açısından
kamu-özel ayrımı yapılması haksız bir uygulamayı beraberinde getirdi.
Özel sektördeki taşeron işçilerin kıdem tazminatı, beklentilerini
karşılamayan torba yasa, bundan ötürü deyim yerinde ise bir ayağı
aksak, yani topal bir yasa olarak çıktı.
Yasaya göre, devlet kendisi bir işveren olarak her koşulda çalışan
taşeron işçinin kıdem tazminatını ödeyecek.
Kamuya ait işyerlerinde çalışan işçiler, bundan böyle kıdem tazminatı
güvencesine kavuşacak.
Başta da vurguladığım gibi kıdem tazminatı salt kamuda garanti.
Özel sektörde işverenlerin müteselsil (borç yükümlülüğü)
sorumlulukları devam edecek.
Ancak, özel sektörde iş alan taşeron işveren, işçinin kıdem
tazminatını ödemezse, yargı kararıyla asıl işverenden tazminat talep
edilebilecek.
Yasa taşeron işçilerin diğer haklarında kamu-özel ayrımı yapmıyor.
Torba yasa ile asıl işverene çok önemli yükümlülükler getirildi.
Dikkat çeken önemli düzenleme asıl işverene yüklenen sorumluluk.
Bundan böyle taşeron işçilerin ücret, yıllık ücretli izininde
sorumluluk asıl işverende olacak.
Asıl işverenler, alt işverenlerin işçiye ücret ödeyip ödemediğini ayda
bir kontrol edecek.
Asıl işverenler çok geniş kapsamlı denetim yaparak, işçi ücretinin
eksiksiz ödenmesi yükümlülüğünü üstlenecek.
Yine asıl işveren, işçinin aylık ücretinin yanı sıra fazla mesai,
tatil günü, bayram çalışmaları gibi işçiye yapılması gereken diğer
ödemeleri de takip edecek. Bu ödemelerin yapılması için alt işvereni
sürekli denetleyecek.
Taşeron işçilerin ücret veya fazla mesaileri zamanında ödenmemesi
durumunda, işi veren asıl işveren taşeron işverenin hakedişinden
kesinti yaparak bu ödemelerin yapılmasını sağlayacak.
Yargıya başvurmadan tüm ödemeler işçiye hak ettiği tarihlerde yapılacak.
Taşeron işçilerin yıllık izinlerini kullanıp, kullanmadığını da asıl
işveren takip edecek.
Asıl işveren, taşeron işveren yani alt işverenin yıllık izin defterini
de her ay denetleyecek.
Yıllık izin hakkından yararlanabilmek için çalışma süresinin 1 yıl
olması gerekiyor.
Çoğunlukla taşeron işçiler 9, 10, 11 ay çalıştırıldıklarından ücretli
izin kullanamıyor.
Torba yasaya göre bundan sonra işçinin çalışma süresi taşerondaki
çalışma süresine göre değil, asıl işverenin işyerlerindeki kıdeme göre
hesaplanacak.
İşçi farklı sürelerde, değişik alt işverenlerde çalışmış olsa bile tüm
bu çalışmalar asıl işverenin işyerinde olduğundan, bu süreler
birleştirilerek işçi yıllık izine hak kazanacak.
Alt işveren işçiye birleştirilmiş süreler üzerinden yıllık ücretli
izin kullandırmazsa, bundan asıl işveren sorumlu olacak.
Görüldüğü gibi, yeni torba yasa taşeron işçilerin haklarının
ödenmesinde alt işverenden çok, asıl işverene büyük sorumluluklar
getiriyor.
Bundan ötürü asıl işverenler taşeron işçi çalıştırırken duyarlı
davranmak zorunda.