Yeni Türkiye diye sıkça reklamı yapılan Türkiye’nin milli sınırları içerisinde her gün yeni bir ihaneti ve alçaklığı yaşıyoruz. Ama bunların hiçbirisine şaşırmıyoruz. Yasalarla askerin ve polisin eli kolu bağlanmış durumda. Çünkü açılım süreci denen içinde ne olduğu, hangi pazarlıkların yapıldığı bilinmeyen karanlık bir süreci yaşıyoruz. Birilerini memnun etmek adına terör örgütü talepleri hayata geçirilmeye çalışılıyor, 2014-2015 Eğitim ve Öğretim döneminin başlaması ile birlikte eğitim ve öğretim döneminin hemen başında Güneydoğu da yakılan okul sayısı 28 olmasına rağmen kimsenin sesi çıkmıyor. Suriye sınırında ülkemizin ve milletimizin güvenliği için tampon bölgede nöbet tutan asker ve polislerimiz, hem taşlanıyor hem de ağza alınmayacak sözlerle taciz ve tahrik ediliyor. Bunları yapanların kim olduğunu ve bunlara neden dokunulmadığını biliyoruz. Buna rağmen sessiz ve tepkisiz kalınmasını içimize sindiremiyoruz. Türk askerinin taşlanması kanımıza dokunuyor. Orada taşlanan sadece asker değil Türk milletinin kendisidir.
Askere taş atmak nedir? Sorusunu sorumluluk makamında görev yapanlar acaba kendilerine sormazlar mı? Bir vatandaş olarak, şehit yakını kimliğine sahip bir insan olarak , “Askere taş atmak nedir? sorusunu kendime soruyor ve yanıtı altında üzüntüyle eziliyorum. Askere taş atan bir milletvekili, bir belediye başkanı acaba bu soruyu kendisine hiç sormaz mı? Taşlanan o askerler kim? Kim ne derse desin, o askerlere taş atmak alçaklıktır. Asker, Suriye sınırında babasına ait karpuz tarlasını beklemiyor. Suriye’de yok olan ve tamamen kaybolan devlet otoritesinin perişan ettiği Suriye halkının iç savaş vahşetinden canlarını kurtarması için Türk askeri insani bir görev yapıyor. Bunun karşılığında Türk askerinin taşlanmasını kabul edemiyoruz. Şunu açık ve net bir şekilde ifade etmek istiyorum ki askere atılan her taş, Türk milletine atılan taştır. Türk askerini taşlamak ve Türk askerine aşağılık sözler sarf etmek, kimsenin haddine değildir. Haddini aşanlar Türk milletini üzmeye ve şehitlerimize saygısızlık yapmaya devam etmektedir. Şüphesiz askere atılan her taş, milletimizin kafasına atılmaktadır. Hem bu ülkenin vatandaşı olacak hem bu ülkenin askerini taşlayıp ona ağza alınmayacak sözler sarf edeceksiniz, bu vicdansızlıktır. Bu vicdansızlığı yapanlar kendilerini çok akıllı zannetmesin.
Milletvekili, belediye başkanı, siyaset adamı ya da sıradan herhangi bir vatandaş ;”Senin devletin, benim devletim “diyerek Güneydoğu da tartışma başlatıp ,askere taş atarsa bu durumu hiç kimse içine sindiremez. Doğrusu Türk milletinin bağrından çıkan ,Türk askerine reva görülen taş atma olayı; midemizi bulandırmış, hepimizi ülkemiz ve milletimiz adına çok düşündürmüştür. Ne Türk askeri ne de Türk milleti bu taşı atmayı hak etmiyor. Herkes makamı ve mevkisi ne olursa olsun aklını başına toplamalı, tahrik etmeyi bırakmalıdır. Ne milletvekiline ne de başkasına Türk askerini taşlamak yakışmıyor…