n

n
n Gençliğimde Demirel’den nakledilen bir vecize duymuştum:
n
n “Köpekler, bağlandıkları kapıda havlarlar.”
n
n Demirel’in bu vecizesini söylemesine neden olan olay , rakip bir partiden aleyhine fazlaca konuşan bir milletvekilini partisine transfer etmesidir.
n
n “Sayın liderimiz, bu adam habire aleyhimize konuştu durdu. Şimdi de partimize aldınız, bu nasıl bir şey “ dediklerinde yukarıdaki cevabı verdiğini söylemişlerdir.
n
n Artık burada durmak ve düşünmek gerekir diye düşünüyoruz.
n
n Çıkarlarını ilahlaştıranların, ille de siyasetçi olmaları gerekmez.
n
n Omurgasız olarak nitelendirilen böyle kimselerin ilkeleri, kırmızı çizgileri olmaz.
n
n Erdemlilik endişeleri, kaygıları olmaz.
n
n 28 Şubat sürecinin ardından Türk gazeteciler için bir Amerikalı gazetecinin ,” bir fahişeye ödeyeceğiniz para ile Türk gazetecisine her şeyi yaptırabilirsiniz” sözü hala kulaklarımızdadır.
n
n Bu söz , tarihin sayfaları arasında bizim yazar- çizerlerimiz için kara bir nokta şeklinde yer almıştır.
n
n Bu, çok ciddi bir suçlayıcı ve aşağılayıcı bir ifade idi.
n
n Peki, benzer olaylarla hala karşılaşıyor muyuz?
n
n Gönül ister ki, bu soruya “hayır” cevabını verelim.
n
n Ancak olmuyor, olamıyor.
n
n İnsanlar hak ve adalet adına konuşmalı ve yazmalıdır.
n
n Hak ve adalet adına yazmayan ve konuşmayan insan ne ve kimin adına yaşamaktadır?
n
n Çıkarını ilahlaştıranların secde ettikleri kişiler uğruna yaşamaları, ailelerine ve çocuklarına miras olarak neyi bırakacaklardır?
n
n Bunlar, her zaman bağlandıkları kapıyı savunma kahramanlıklarıyla ( ! ) mı övüneceklerdir?
n
n “Merdi kipti şecaat arzederken, sirkatın söyler” sözü gereği çocuklarına bu kahramanlıklarını mı (! ) anlatacaklardır?
n
n Ah Demirel !
n
n Ne unutulmaz söz ve davranışların olmuştur, bir bilseniz!
n
n İnsan olmanın ilk adımı hak ve adalet adına hareket etmektir.
n
n Gelin, çıkarlarımıza değil, hep birlikte Hakk’a secde edelim.
n
n Selam ve sevgi ile…
n