n

n

n Geçen cuma sabahı, bu kentin yüksek bir tepesinde bir eğitim kurumunun, Başarı Üniversitesi’nin açılış törenine katıldım. Müthiş bir manzara; yeşilin ortasından mavinin sonsuzluğuna bakan bir pencere ve bilime açılan bir kapı. Yıllar önce, henüz bir hayal projeyken yazdığım ‘Bir Başarı Öyküsü’ başlıklı yazıyı hatırladım açılış töreninde. İrade ve inanç zamanla girdiği yarışı kazanmış ve hayal; planlanandan da önce hakikat olmuştu.

n

n Tören Kültür Bakanlığı Samsun Türk Sanat Musikisi Korosu sanatçılarının sunduğu üç şarkı, bir türkü ve bir taksimden oluşan kısa bir müzik ziyafetiyle başladı. Şarkılar da türkü de güzel ve özeldi. Belli ki, uzaklara hasret ve selam taşıyan parçalar, özenle ve özellikle seçilmişti. Tema aynı tema, vurgu aynı vurgu; ayrılık ve hasret. Şarkıların ilki Erol Sayan’ın rast eseri; ‘Yoksun diye bahçemde çiçekler açmıyor, bak…’ İkincisi Dramalı Hasan’ın aynı makamdaki ‘Kalbim seni özler’ diye başlayan meşhur bestesi. Üçüncü şarkı biraz uzaklardan, Türk dünyasından, Bekirof’tan: ‘Değdi saçlarıma bahar gülleri/ Nazende sevgilim yadıma düştü.’ Ve Muzaffer Sarısözen’in derlediği Manisa türküsü: ‘Kırmızı buğday ayrılmıyor sezinden/ Kim ayrılmış ki ben ayrılayım eşimden.’

n

n

n

n Müzik ziyafetinden sonra oldukça kısa ama iyi hazırlanmış ve oldukça etkili kısa bir video sunum yapıldı. Onu sona bırakacağım. Törenin ilk konuşmacısı Rektör Prof. Dr. Yunus Bekdemir’di. Sayın Bekdemir, iyi yetişmiş bir entelektüel, zarif bir insan. Kendisiyle bu şehrin değişik kitabevlerinde ve kültür merkezlerinde oldukça sık karşılaşırım. Kent adına bir kazanım. Kişiliğindeki yapıcı ve birleştirici zarafeti ve aydınlığı; kurumunun eğitimine yansıtacağına inanıyorum. Prof. Dr. Bekdemir’den sonra Mütevelli Heyet Başkanı Mehmet Karabacak, Tanrıverdi Eğitim Vakfı Başkanı Recep Tanrıverdi, YÖK Üyesi Prof. Sait Bilgiç, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ve Samsun Valisi Hüseyin Aksoy konuştu. İlk dersi Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan verdi.

n

n

n

n Başarı; çok geniş bir kesimin gönüllü katkılarıyla, Prof. Dr. Akan’ın tabiriyle toplumsal bir imeceyle ortaya çıkmış bir eser. Çok verenlerin adları fakülte duvarlarında yazılı. Törende çok verenlerden sadece ikisi, Recep ve İbrahim Tanrıverdi kardeşler vardı ve kürsüye çıkan herkes onlara isimlerini sayarak teşekkür etti. Fakülte duvarlarında adları yazılanlardan birisinin törene katılması fiilen mümkün değildi, diğerini ise temsil eden kimse yoktu. Ve doğal olarak onların isimleri hiç dile getirilmedi. ‘Adlarını sayamayacağım pek çok hayırsever’ cümlesi içerisine hapsedildi.

n

n

n

n Video sunumundan bahsetmiştim; oldukça kısa ama bir o kadar da etkili bir sunumdu. Güneşin doğumuyla başlayan, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele ile gelişen sunum ‘Samsun’un başarısı/ Karadeniz’in başarısı/ Türkiye’nin başarısı/ Hepimizin başarısı/ Başarı hepimizin’ yazısıyla bitti. Başarıda payı olanları ve ‘Başarı’yı kutluyorum. Kentimize, ülkemize, milletimize ve devletimize hayırlı olmasını diliyorum.