Her şeyden önce bu dinin sahibi ve koruyucusu Allah(cc)'dır.Bu din için çalışan, kendisi için çalışır.

Gayretimizin amacı,İslam gibi dünya ve ahiretin en büyük nimetini Allah'ın almaması, bizleri, nesillerimizi ve milletimizi bundan mahrum etmemesidir.Bundan dolayıdır ki, bazı dini cemaatlerin bireysel ve toplumsal yanlışlarını hatırlatmaya çalışıyoruz. Bu yazılarımız, siyasi kaygı kaynaklı değildir. Allah rızası için doğru bildiğimize yönelik 'HAYRİ' bir çağrıdır.

Ümmet ruhundan söz ediyor ve onu korumaya çalışıyoruz.

Bu kavram İslami(Kur'ani) bir kavramdır.

Ümmet kavramı Kur'an-ı Kerim'de elli bir yerde geçer. Genellikle inanmış insanların önderleri, seçkin Müslümanlar arasında her yönüyle liderlik pozisyonuna ve cemaat ruhuna sahip topluluk kastedilir.

Elmalılı Hamdi Yazır ise, ' imam kelimesinden alınma bir isimdir ki, insanlar topluluğuna önderlik eden bir cemaattir. Cemaatlere nazaran ümmet, fertlere nazaran imam gibidir…' der.İmam-ı Gazzali de bunun sekiz anlamda kullanıldığından söz eder.

Ümmet ruhu, Müslümanların birlikte hareket etmesinin ve kardeşliğin bilincidir.Bazı dini cemaatlerin söz, eylem ve tavırlarıyla bu ümmet ruhunu zedeledikleri görülmüştür.

1960 yılından itibaren Avrupa ülkelerine çalışmaya giden fakat, dini değerlerini unutmayan Anadolu çocukları vakit ve cuma namazlarını cemaatle kılabilecekleri mekanlar kiralamaya başlamışlardır ki, Türkiye'deki bazı cemaatler bu mekanlara el atarak birer karargah haline getirmişlerdir.

Artık her mescit, Türkiye'deki herhangi bir cemaatin uzantısı durumuna gelmiş oluyordu.

Avrupa'nın bazı yerlerinde ihtiyaç olduğu halde mescit açılamazken bazı yerlerde de cemaat rekabeti sonucu ihtiyaçtan fazla açılmakta ve buralara devam eden Müslümanlar birbirlerini tekfir etmekteydi. Aynı din, mezhep ve memleketli bu insanlar açılan mescitlerde birbirlerine düşman olarak yetiştirilmekteydi.

Bir başka husus da yardımseverlerin cemaat inhisarcılığı çerçevesinde değerlendirilmesidir.

Bazı dini cemaatler başkalarından yardım topladığı halde, başkalarına yardım etmemeleridir.

Yardım istendiği zaman, 'bizim hizmet alanlarımız vardır, oraya yardım yapıyoruz' ifadeleriyle geleni geri çevirmeleridir. Bu durum , kendilerinin dışındaki hizmetleri, hizmet olarak tanımamalarını göstermektedir. Birinin öğrettiği İslam da diğerininki Hristiyanlık mı?

Bu ve buna benzer durumlar Müslümanların birbirlerine karşı nezaketsizliği olup ümmet ruhuna ve İslam kardeşliğine suikast olmaktadır. Selam ve sevgi ile…