n
n
n Şehrin geleceği şekillendiriliyor ve ne yazık ki hem halk hem de halkın önderi olduğunu iddia edenler, en azından öyle oldukları varsayılanlar; olumlu ya da olumsuz bir kanaat açıklamak yerine sadece ve sadece susuyorlar. “Susarak suça ortak olmak” diye bir kavramın farkındalar mı acaba? Susarak -bugün için- muktedirlerin hışmından kurtulabilirler, ama yarın bu kentteki yanlışlıklarla yaşamaya mahkum ettikleri evlatlarının torunlarının eleştirilerinden ve hatta okuyacakları rahmetlerden(!) kurtulabilir mi?
n
n
n
n Özel sohbetlerde herkesin karşı olduğunu gördüğümüz ama açıktan kimsenin karşı çıktığını göremediğimiz Atakum’a yığılmak istenen yoğunluklu yeni yapılardan SGK ve emniyet müdürlüğü hizmet binalarıyla protokol camii nden bahsediyorum. Geçenlerde Genel Yayın Yönetmenimiz Necdet Uzun haklı olarak “Emniyetin yerine ben de karşıyım ama bir alternatif sunan da yok” demişti. Hiçbir sorun çözümsüz, hiçbir çözüm alternatifsiz değildir. Yeter ki fikirler açıkça söylensin, yeter ki konuşması gerekenler “sen şuna mı karşısın buna mı karşısın” sorularının baskısında bunalmadan ve korkmadan yüreklice konuşsun. Ben bu yazımda protokol camii için bir iki seçenek sunacağım. Atalarımızın “cahil cesareti” dediği bir kavram vardır; bilenlerin sustuğu yerde cahiller konuşur. Benimkini cahil cesareti ya da alimlerin suskunluklarının getirdiği zorunlu bir görev sayın. Siz buna “bir cahilin cüreti” hatta “hezeyanı” da diyebilirsiniz.
n
n
n
n Sağlık sektöründe “araştırma hastanesi” inşasıyla başlayan ciddi ve hızlı bir hareketlenme var. Eski Mehmet Aydın Devlet Hastanesi’nin bir kısmı diş, bir kısmı da kadın ve çocuk hastalıkları hastanelerine tahsis edildi. Her iki hastane de iki üç yıl içinde başka yerlere taşınacak. Bir zamanlar TOKİ’ye verilmesi gündeme gelen ve bu karar büyük tepki çeken hastane arazisi sadece Samsun’un değil tüm Karadeniz’in en güzel ve “en görkemli” camiini kondurmak için en uygun yerdir. Eğer bu arazi, içinde yer alan bir parçanın “şartlı bağışı” nedeniyle, hastaneden başka bir amaca tahsis edilemiyorsa, o zaman da, binası artık bir hayli yaşlanan Gazi Devlet Hastanesi’nin buraya taşınması ve onun arsasının cami yapımına tahsisiyle sorun rahatlıkla çözülebilir.
n
n
n
n Amaç, yoldan gelip geçenlere “Samsun’da ne kadar büyük bir cami olduğunu göstermek” değil de ihtiyacı karşılamaksa, her iki arsa da ihtiyacın en fazla hissedildiği kent merkezindedir; ulaşım sorunu yoktur ya da Atakum’a oranla çok azdır. Cami inşaatının buraya kaydırılmasıyla hem ihtiyacı olduğu yerde karşılamak hem de Atakum’un muhtemel bir yoğunluk yükü altında ezilmesini önlemek mümkündür.
n
n
n
n Bu seçenekler benim aklıma gelenler. Mutlaka başkaları da vardır. Siz benim önerilerime baştan da söylediğim gibi “bir cahilin hezeyanları” diyebilirsiniz. Dilerim ve umarım ki alimler de ortaya çıkarlar ve doğru seçenekleri ortaya koyarlar. Ve güç sahipleri onların sözünü dinler, en azından halka sorma ihtiyacı duyarlar.
n
n
n