CHP’de ön seçim var.
Ön seçim olunca; üyeler söz sahibi olacak.
Adayları onlar belirleyecek.
Bu nedenle temkinliler.
Hem partilerine.
Hem de seçilecek bölgelerine hizmet edebilecekleri belirlemede hassaslar.
Bugüne dek gerek Samsun’a ve gerekse partilerine hizmet edenleri.
Edebileceklerine inandıklarını seçmekten yana görüntü veriyor.
Doğrusu da bu.
CHP’li üyelerle sohbetlerim oldu:
Seçeceklerimiz içimizden birileri olacak.
Bugüne dek varlıklarını, hizmetlerini kanıtlayanlar tercihimiz olacak.
Seçimden seçime partilerini, memleketini hatırlayanlar avucunu yalayacak.
Genel merkezin adamı gibi kendilerini gösterip eldeki imkanları öne sürenler, biz seçeceksek hayal kırıklığına uğrayacak.
Halkın adayı diyebileceklerimizle seçime gireceğiz.
Kazanmanın en önemli yolu bu.
Biz partimizin kazanmasını istiyoruz.
Böyle diyorlardı.
Böyle derken de kararlılıklarını inançlı bir biçimde dile getiriyorlardı.
Hak vermemek elde değil.
Zira geçmişe göre hayli kan kaybeden CHP’nin hak ettiği yere gelmesini istiyorlar.
Aday adayları cephesine gelince; her biri birebir üyelerle temastalar.
Projelerini anlatıyorlar.
Kendilerini kabullendirmeye çalışıyorlar.
İlk raundu kazanmanın gayreti içindeler.
CHP, tüm Türkiye’de olduğu gibi sınavdan geçecek.
İlk sınav ön seçimde.
Bu sınavı başarıyla geçenler aday olacak.
Birliktelik tesis edilebilinirse seçimde kazanan sayısı artar.
Haliyle partililer de aday belirleme konusundaki başarıyı ortaya koyar.
Bu arada Haluk Koç faktörü göz ardı edilmemeli.
Seçimler öncesi seçim bölgesi Ankara’dan fırsat buldukça Samsun’a gelmeli ve adaylarına destek vermeli.
Zira Haluk Koç partili-partisiz her Samsunlunun gözdesi.
Değeri bu seçimde apaçık ortaya çıkacak.
Zor dönemlerde CHP Samsun’dan iki milletvekili çıkarttıysa Haluk Koç faktöründen kaynaklandığı gerçeği bilinmeli.
CHP’lilerin kazanması için her CHP’liye büyük görev düşüyor.
Bu görev gerektiği biçimde yapılabilirse CHP kazanır.
CHP’liler de.
Aksi halde mevcut başarı bile elde edilemez.
Bizden sadece hatırlatması.