Çözüm süreci bir devlet ve millet projesi olarak algılanmalıdır.
Bu süreç, Cumhuriyet ideolojisi ile de yakından ilgilidir.
Üzerinde anlaşma sağlanan maddeler, şimdiye kadar sistemin temel kavramlarıydı.
Cumhuriyet’in erken dönemlerinden itibaren bazen Cumhuriyet Halk Fırkası’nın programının bazen de Atatürk’ün ilkeleri olarak seslendirilen bu kavramlar ÇÖZÜM SÜRECİ mutabakat metninde yeniden sorgulanır hale gelmişlerdir.
Tabir yerinde ise taşlar yerinden oynar hale gelmiştir.
Muhalefetin gazete, yazar ve siyasetçileri ile oluşturduğu cephenin alternatifsiz söylemlerine baktığımızda bu işi yeterince kavrayamadığına tanık oluyoruz. Anlaşılan odur ki, iktidarın gücünün yettiğine muhalefetin hayali yetişemiyor.
Mutabakat metninde yer alan “ kimlik tanımları, bölgesel ve uluslararası belgelerde kabul edilmiş ilkeler doğrultusunda “ yapılırsa sözünü ettiğimiz söylemler askıda kalacaktır.
Zoraki dayatmalarla kimlikleri inkar edilmiş milyonlar, kabuklarını kırıp “ kendileri olarak ortaya çıktıklarında” Türkiye’deki sosyal hareketliliğin boyutlarını ya da sonuçlarını önceden hesap yapabiliyor muyuz?
Aydınlarımızın, siyasi muhalefetimizin, yazar-çizerlerimizin bu konudaki çözümleri nelerdir?
ÇÖZÜM SÜRECİ, BU ANLAMDA YENİ BİR ÇÖZÜM SÜRECİ gerektirecektir.
İlgili maddeler yasal ve anayasal güvenceye alındıktan sonra eğitim kurumlarının sınıflarına kadar inebilecek sorunlar ve çözümsüzlükler yeni bir kaos ortamı oluşturabilir. Hatta resmi ve sivil bürokraside bazı huzursuzluklara neden olabilir.
Bulanık suda balık avlamayı sevenler bu durumu provoke edebilirler.
Çünkü bu metin ezber bozan kavramlarla donatılmıştır.
TÜRKİYE EKONOMİK YÖNDEN OLDUĞU GİBİ SOSYAL YÖNDEN DE YENİ BİR TÜRKİYE OLACAKTIR.
Bunu hazmedemeyen iç ve dış şer güçler akil insan, gazeteci, yazar, akademisyen, aydın, politikacı, memur, din görevlisi, alim işçi, ithalatçı, ihracatçı, esnaf ve kaçakçı gibi görünümlü ajanlarını devreye sokup bu süreci engellemeye çalışacaklardır. Onlar görevlerini yapacaklar, bizler de yapacağız.
Evet, çocuklarımız bu kör dövüşün kurbanı olmasın. Anneler ağlamasın. Herkes huzur içinde aşı ve işi ile uğraşsın. Cumhuriyet ideolojisi de sonuçta bizim gibi insanlar tarafından üretilmiştir.
Asıl olan ülkemizin birlik ve dirliğidir. Devletler ideolojiler için değil, ideolojiler devlet ve millet içindir.
Selam ve sevgi ile…