Çözüm süreci görüşmelerine rağmen daha birkaç gün önce PKK, Dağlıca’daki üs bölgelerine iki kez havan ve ağır silahlarla ateş açmıştı. Doğrusu bunu PKK’nın biz buradayız hiçbir şekilde silah bırakmıyoruz açıklaması olarak algılamıştık. Yetkililer, bu konuda ne düşündü, bunu bilmiyoruz.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Dağlıca’da açılan taciz atışları için “Dağlıca’da taciz ateşi oldu. Ancak bu, bu dönem yapılmış bir şey değil. Dönem dönem taciz atışı yapılmakta. Silahlı Kuvvetlerimiz bu yapılan taciz ateşine misliyle karşılık vermektedir. Çözüm süreci devam edecektir, taciz atışları olursa da Silahlı Kuvvetlerimiz misliyle karşılık verecektir” dedi. Bu açıklama Silahlı Kuvvetler in savunmada kaldığını ve operasyon yapmadığını da içeren bir açıklama olarak algılanırsa da yanlış bir algılama olmaz. Bunu şuradan çıkarıyoruz , CNN Türk’ün haberine göre Dağlıca’daki taciz ateşinden sonra taciz ateşine maruz kalan asker, ateş açan PKK’lı gruba operasyon yapmak için izin istemiş. Hakkari Valiliği, operasyon izni vermemiş. Bu bir iddia ,henüz konu ile ilgili Hakkari Valiliği tarafından yapılmış bir açıklama yok. Eğer bu iddia doğru ise bundan sonra orada şehit düşecek bir askerimiz olursa, onun vebalini kim nasıl taşıyacak? Askeri üs bölgesindeki sınırımızda PKK’nın yığınak yapmasına seyirci kalmak, terörle mücadelenin mantığına ne kadar uyar. Eğer terörist unsurlar güvenlik kuvvetlerinin bilgisine rağmen depolarını silah ve yiyeceklerle doldurabiliyorsa, bu bile bile terör örgütüne güç kazandırmaktır. Terör örgütü ben burnunun dibine geldim, burnunun dibinde istediğim gibi hareket ediyorum, canım sıkılınca sana da ağır silahlarımla saldırıyorum derken, operasyon izni vermemek nedir? İşte bunu anlamakta zorlanıyoruz. Bu ülke gerçekten çok şehit verdi. Bunlar sadece asker ve polisler değil. Öğretmenler, savcılar, mühendisler, imamlar bile şehit edildi. Terörün en yoğun olduğu dönemlerde PKK’lı gruplar kıstırıldığında; bu operasyonlara izin verilmediğini, bu yüzden teröristlerin ellerini kollarını sallayarak silahları ile gittiklerini geçmişte çok duymuştuk. Aynı şeylerin yeniden yaşanması ülkeyi felakete götürür. Çünkü PKK’nın varlık sebebi kan dökmesi ve yakıp yıkmasıdır. Bu sayede bu ülkede PKK istediklerini yaptırmaya başlamıştır. Eğer artık PKK flamaları rahatlıkla açılıp asılabiliyorsa; bunun bir sebebi vardır. O sebebin terörle müzakere olduğunu unutmayalım. Terörle mücadeleden vazgeçen Türkiye, maalesef terörle müzakereye başlamıştır. Öclan’la çözüm pazarlığı yapmak ,terörle müzakere değilse nedir? Bilenler açıklasın.
Analar ağlamasın diyerek yola çıkmak güzeldir. Bunu slogan da yapabilirler. Ama bunu slogan yaparken karşılarına aldıkları insanın 40 bin kişinin ölümünden birinci dereceden sorumlu birisi olduğunu kim, kime unutturabilir? Dağlıca’daki yaşanan son silahlı taciz ateşi olayı aslında PKK’nın ne olduğunu ya da ne olmadığını gözümüze sokan sıcak bir gelişmedir. Taciz ateşi ile karşılaşan askere izin vermemek ,PKK’ya dokunma demek değil midir? Niçin askere PKK’ya operasyon izni verilmiyor? Niçin PKK’ya operasyon yapılmıyor? Bu soruları birisinin artık yanıtlaması gerekmiyor mu?