Koca Türkiye Cumhuriyeti, AK Parti döneminde deneme tahtasına döndü.

Hesap-kitapsız.

Bilinçsiz uygulamalar bir türlü tutmuyor.

Tutmadıkça yeni arayışlar çözüm olmaktan çok sorunu büyütüyor.

Eskiye dönüş bile sağlanabilse yararlı olacak.

Ama, o da becerilemiyor.

Bilindiği gibi tarımda akıl almaz hatalar yapıldı.

Köyler boşaltıldı.

Üretim geriledi.

Yıllardır uyaranlar oldu.

Kimse aldırış etmedi.

Aksine suçlandı.

Bilmemezlikle itham edildi.

Her birimizin bir köy bağlantısı var.

Bizim çocukluğumuzda, toprak çok önemli idi.

Kentlerden işçi götürülürdü.

Çalışırlardı.

Köyün ne denli önemli olduğunu adeta gözler önüne sererlerdi.

Sadece tütün çok önemli ihraç maddesiydi.

Fındık, çay, şeker pancarı.

Sebze, meyve döviz kazandırırdı.

İzlenen yanlış politikalar.

Tarımın köylüye kazanç kapısı olmaktan çıkarılması her kesimi etkiledi.

Başta köylü olmak üzere esnaf, sanatkar, ihracatçı, işsiz kaybetti.

Ayakta kalmakta diretenlere işi bilmezler aba altından sopa gösterdi.

İthalatla seslerini kesti.

Oldu mu?

Olmadığını bu ülkeyi bu duruma getirenler de anladı.

Köyden göç edip kentlere yerleşen gençleri tekrar köye döndürmenin gayretine girdi.

Karşılıksız 30 bin lira vermeye de razılar.

Sadece bu yeterli mi?

Yetmez.

Gençler köylere dönmez.

Dönse de geçinemez.

Zira ürettiklerimiz kazandırmaktan çıkarıldı.

Durum böyle olunca arayışları sonuç getirmiyor.

Bu ülkeye öylesine zarar verildi ki, hesabını bizler soramazsak Allah soracaktır.

Zira, her yanlış doğruları eritti.

Tüketti.

Telafisiz bıraktı.

Yazık.

Çok yazık.