İktidar partisi ile ana muhalefet partisi arasındaki üslup tartışması giderek sertleşiyor ve maalesef giderek irtifa kaybediyor. Ve asıl konunun üzerini örtüyor.

Karaman'da meydana gelen olay çirkin, çirkinden de öte rezil bir olay. Ciddiyetle ele alınması, işin uzmanları tarafından bilimsel olarak incelenmesi, tahlil edilmesi ve detaylı bir mücadele programı içerisinde üzerine gidilmesi gereken bir toplumsal sorun. Ama biz işin esası yerine tarafların siyasi ve fikri mensubiyetleri, üsluplarını tartışıyoruz. Bu tartışmalar, bizi işin özünden ve yaraya neşter vurmaktan uzaklaştırıyor.

Asıl tartışılması gereken üsluptan önce olayın sosyal zemini ve önlenmesi için alınması gereken sosyal, kültürel ve yasal tedbirlerdir. Bunların bilimsel bir şekilde ortaya konması ve hem ailelerin hem de çocukların bilinçlendirilmesi gerekir. Ne yazık ki kimse işin bu tarafına bakmıyor. Tek yaptığımız iş kınamak, lanetlemek hatta sövüp saymak ve sonra da yeni bir kepazelik oraya çıkıncaya kadar unutmak.

Bu seferki olay biraz zor unutulacağa benziyor. Çünkü başlayan üslup tartışması giderek şirazeden çıkıyor ve bir hakaret sağanağına dönüşüyor. Ayıplamayla başlayan ifadeler en ağır hakaretlere dönüşüyor ve siyaset dünyasının üzerine boşalıyor. O kelimeleri bırakın kullanmayı duymak ve hatırlamak bile beni rahatsız ediyor.

Bir sosyal yaradır bu ülkede çocuk istismarı, çocuk tacizi. Kolay kolay açığa çıkmayan, içten içe yürüyen ve toplumu sinsice çürüten bir yara. Tesadüfen çıkanları siyasi rant elde etmek yerine asıl sorunu tedavi etmek için bir fırsat kabul etmediğimiz sürece yara daha derinlere işlemeye devam edecektir.

Bu olayda maalesef üslup kavgası esasın önüne geçmiştir ve giderek daha da sertleşmektedir. Bu üslupla gidilecek maalesef hiç de arzu edilen bir yer olmayacaktır. Lütfen, herkes üslubunu bir kere daha gözden geçirsin ve lütfen ilgililer birbirlerini mat etmek yerine elbirliği ile bu hastalığı nasıl tedavi edeceklerini araştırsınlar. Ahlaksızlığın ne dini ve mezhebi ne de partisi vardır.