Denize atılan bir taş,bütün okyanusların seviyesini yükseltir.
İnsan bir ideal için çalıştığı veya başkalarının iyiliği için harekete geçtiği ya da haksızlığa karşı çıktığı zaman her defasında az da olsa umut dalgası yaratır.Bu umut dalgasını oluşturan enerjiyi önemsemeliyiz. Toplumda yaşayan herkes birşeyler yapmak için çalışsa ;ortaya çıkacak enerjinin gücünü siz düşünün. O zaman kalkınmak, ilerlemek daha mutlu yarınlara ulaşmak hiç de zor olmayacak.
Herkes birşeyler yapmak istiyor. Önce işe kendisinin değil başkasının başlamasını istiyor. Oysa bu iş benim görevim deyip taşın altına elimizi koymalıyız. Kaçmak sorunların çözümüne katkıda bulunmamak enerjinin boşuna tükenmesine neden olur.
Olumlu düşünmeliyiz. Göreceğiz ki yaydığımız enerji bizi de aşacak.Çevremizde bunun meyvesini göreceğiz. Diğer insanları da etkileyeceğiz. Mevlana nın Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez. sözü çok anlamlıdır.
Toplum halinde yaşıyoruz. İçimizde ne cevherler var.Sırf tembellikleri yüzünden ve olumlu düşünememe sebebiyle enerjilerini tüketip gidiyorlar.
Kalkınmak, müreffeh bir toplum olmak için hepimize görevler düşüyor. Bunun yolu ise zamanı boşa harcamamaktan geçiyor. Yaşarken her insan bir şeyler yapabilmelidir.Boşa harcanan zamanın israf olduğunu unutmamalıyız. Çoğu kez bizim için bir değer ifade etmeyen şey başkaları için umut kaynağı olabilir. Hani bir deniz yıldızı öyküsü var :
Kıyıda binlerce deniz yıldızı vardı. Küçük bir kız ölmesin diye onları birer birer denize atmaya başladı. Uğraşma canım, dedi annesi. Bu hiçbir şeyi değiştirmez ki Kız bir an durdu ve elindeki deniz yıldızına baktı.Onu denize bıraktı.Deniz yıldızı yüzmeye başladı. Bunun için değiştırecek ama, dedi.
Hiçbir şeyi küçümsememeliyiz. Her hareket bir başka hareketi harekete geçirir.Durağanlık hem insanın hem de toplumun ölümü demektir.