n Bozuk saat günde 2 defa doğruyu gösterir. Bozuk olması o iki defa doğruyu gösterdiği gerçeğini değiştirmez! Her bir fikre göre hepimizin en az 2 müşterek doğrusu var yani. Yazımız da bu doğruya istinadendir.

n

n 2008 yılında belediyeler başta olmak üzere halk eğitim merkezlerinde ücretsiz üniversite hazırlık gibi benzeri kurs açmalar yasaklanmıştı.

n

n Ne belediyeler ne de halk eğitim merkezleri, fakir fukaranın çocuklarına bedava kurs açamadılar. Taa ki birkaç hafta öncesine kadar. Birkaç hafta önce yasak kalktı. İsteyen kurum fakir fukara çocuklarına bedava kurs açabilecek.

n

n Madem fakir fukaraya bedava kurs verecek kontenjanları vardı da niye belediyeler, halk eğitim merkezleri bu hizmeti verme gereği duydu?

n

n Birkaç sene öncesine kadar ülke genelinde öğretmen sayısı 400.000 civarında iken 2013 yılı itibariyle öğretmen sayısı 800.000 civarındadır. Başlı başına personel harcaması önemli bir rakamdır. Bu kadar personelin sırf bir yıl içindeki maaş tutarı birkaç bakanlığın toplam bütçesi kadardır.

n

n Sizce de tuhaf değil mi? Eğitim ve öğretime bunca istihdam parası harcayan devlet, halkına neden dershane parası harcatsın?

n

n 800 bin öğretmen yetersiz de, dershaneler mi yeterli oluyor?

n

n Sonra devlet ve özel okullarda öğretmenlik yapanların dershanelere sahip çıkmasını anlayamıyorum.

n

n Dershanenin varlığı, okulların varlığını, etkisini inkar değil mi? Dershanenin varlığı demek; Siz devlet ve özel okullarda öğretmenlik yapanlar, biz olmasak yetiştirdiğiniz çocuklar hiçbir yeri kazanamaz, övünülecek bir başrı gösteremez… demek değil midir?

n

n Eğitimi tamamlayıcı değil bizzat eğitimi para kazanma imkanları ile yerle bir etmektir. Veliler olarak mecbur olduğumuz kadar utanç duyduğumuz dershane sömürüsü, doğru olmayan, ahlaki ve vicdani bulunmayan bir duruma çok kolay alıştırmış. Yazık ki hem de ne yazık.

n

n “800 bin öğretmen ne iş yapar?” Sorusu eğitimcilerimizi yürekten incitecek bir sorudur. Bu soruyu daha fazla sordurmamak lazım.

n

n Her yıl SBS ve ÖYS sonuçları açıklanırken; her bir dershane çarşaf çarşaf listeler yayınlıyor. “Şu kadar öğrenciyi yetiştirdik, şu şu bölümleri kazandırdık” boy boy ilan verip afiş asıyorlar.

n

n Bu öğrenciler uzaydan mı geldi? Her biri bir okulun öğrencisi değil mi? Sanki kendi ürünüymüş gibi sunmak dershanelerin okullarımıza ve eğitim idarecilerine haksızlık ve hakaret değil midir?

n

n Yeri geldiğinde fakir öğrencileri eğitimlerine sorunsuz devam etsinler diye onlarca fedakarlıkta bulunan öğretmenlerimize, büyüdüklerinde kendine ve etrafına faydalı birer birey olmaları için öğrencilerin ağzından girip burnundan çıkan eğitimcilerimize yeterince ayıp ettik. Bu ayıba devam etmek doğru değil!

n

n Elbette çalışanları, dershane sahipleri zerre kadar zarara sokulmadan yapılmalı düzenlemeler. Elbetteki çalışanları, kadrolu olarak istihdam edilmeli kurumsal kapasitesi uygun olanlar özel okul olarak devam etmeli. Elbetteki emekleri vardır elbetteki nice fedakar eğitimci barındırmıştır dershaneler ama artık kabul edilmesi gereken sürdürülemez bir yanlışlıktır.

n

n Dershaneler sayesinde tamamlayıcı eğitim imkan ve olanaklarını kaybediyoruz. Geniş tabanlı eğitim dedikleri, kargaya şarkı söyletmeye çalışan sisteme ömür katıyor. Kargaya şarkı söyletmeye çalışan geniş tabanlı eğitimden mezun olduktan sonra her türlü kirli bilgiye açık tabansız davasız insan yetiştiriyoruz.

n

n Bırakın tamamlayıcı eğitim imkanlarının gerçeğiyle tanışsın öğrencilerimiz. Bırakın yetenekleri doğrultusunda bir geleceğe adım atsın gençlerimiz. Bu kadar para göz, bu kadar gerçekleri görmezden gelmeye çalışma yeri değil eğitim kurumları!

n

n 30 yıldır “Çocuklarımız yarış atı değil” deyip durdunuz. Hatta deyip duranları Bakan da yaptınız.

n

n Ne değişti?

n

n Şimdi değiştirme fırsatı var mı gerçekten? O kadar çok inanmak istiyorum ki bu ihtimale anlatamam. En çok da sizin için kıymetli öğretmenlerimiz. En çok da sizin için. Yarın sizlerin elinde…

n

n Öğretmenler Gününüz kutlu olsun. Güzel günlere uyanın sevgili öğretmenlerimiz.

n

n Sağlıcakla kalın…

n