n

n
n 1994’ün ocak ya da şubatı, şimdi tam hatırlamıyorum. Eski Ticaret ve Sanayi Bakanı Agah Oktay Güner’le birlikte İstanbul’da bir paneldeyiz. ANAP’ın ilk iktidar günleri. Etrafımızda birçok genç milletvekili var. Agah Beye müthiş saygı gösteriyorlar. Agah Bey elini iç cebine atıyor beş sigara paketi ve beş çakmak aynı anda çıkıyor. Agah Bey, 12 Eylül darbecilerinin kendisini üç yıla yakın mahpus tuttuğu Dil Okulu’ndan yeni çıkmış, tutukluluk günlerinden sonra gördüğü ilgiden son derece mutlu olmalı diye düşünüyorum ve oradan ayrıldıktan sonra kanaatlerini soruyorum. “Her şey çok iyi gözüküyor, çok saygılılar ama bunlar çok gençler dahası bunlar devlet umuru görmediler, devleti ve devlet umurunu bilmiyorlar; korkum bundandır” dedi.
n
n
n
n “Umur” Arapça bir kelime; “işler, hususlar” demek olduğu gibi “önem vermek, aldırmak” anlamına da gelir. “Devlet umuru görmek” deyimi “devleti ve işlerini bilmek” anlamındadır. Devleti bilmeyenlerin ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsunlar devleti yönetemeyeceğini vurguluyordu Agah Bey o sözlerle. Osmanlı’dan Cumhuriyete devrolan ve ne yazık ki artık pek bilinmeyen bir kavram, bir kültür, adap ve erkandır umur sahibi olmak, devlet umuru görmek. Ve bir kuraldı bir zamanlar devlet hizmetini devlet umuru görmeyenlere ve bilmeyenlere vermemek.
n
n
n
n Biz günlük yaşayışımızdan ve hayatımızdan kelimeleri büyük bir hoyratlıkla atarken bir tarihi, bir geleneği, bir kültürü ve aslında geleceğimizi de bir kenara ve hatta çöpe attığımızı hiç bilemedik, hiç anlayamadık. Bugünkü sıkıntılarımızın temelinde bu hoyratlığımızın payı çok büyüktür.
n
n
n
n İster “devlet umuru” deyiniz ister “umur-u devlet” tamlamasını tercih ediniz fark etmez; kaybolan bu kavramın acısını Osmanlı Türkü “kaht-ı rical” tamlamasıyla ya da bugünkü dildeki söylenişiyle “devlet adamı yokluğu” tabiriyle dışa vurmuştur. Devletin bütün makamlarının birleri tarafından alabildiğine doldurulduğu bir anda bu halkın “kaht- rical”den yakınması müthiş bir tespittir. Her makam sahibinin asla ve kata devlet adamı olamayacağının hükmü; bugünün değil dünün tespitidir ve hala geçerlidir. Ve birçok yerdeki örnekleriyle de sabittir.
n
n
n
n İktidarda hangi ideolojik görüş ya da hangi parti olursa olsun eğer kadroları “devlet umuru görmemiş” kimselerden oluşuyorsa vay o milletin haline… Yazık ki, siyaset dünyamız iktidarı ve muhalefetiyle ender istisnalarının dışında tam bir kuraklık yaşıyor.
n