Namustan ve ahlaktan söz ederek
aklı sıra beni isim vermeden karalamaya çalışan
Büyükşehir Belediyesinin kadrolu ihalesiz işler müteahhidi
Nusret Sağlam, Dün neyseniz, bugün de o olun
diye vermiş veriştirmiş...
Nusret Sağlam gibi özel hayata ilişkin bir yığın iftirayı
isim ve belge ortaya koymadan yazmak mümkündür...
Yargının pençesinden kurtulmak için kıvırmaktır bu...
Mertlikten söz eden adam,isim verir...
Sen şunları yaptın; işte belgeleri der...
Beni kimsenin özel hayatı ilgilendirmiyor...
Eşi, kızı ya da
sevgilisi...
Bana ne, millete ne?..
Ben adamın devleti ve milleti ilgilendiren işine bakarım...
O yüzden, Muhatap olduğun kadarsın
sözünden hareketle Nusret Sağlam gibi seviyemi
düşürmeden, onun kendi kendini nasıl ele verdiğini
anlatmak istiyorum...
Hani, Birazcık mertlik varsa,dün neyseniz, bugün de o olundedi ya...
Hani, Eğilip, bükülmeyeceksin diye yazdı ya...
Doğru söze can kurban!..
Adam dediğin böyle olmalı gerçekten de...
Ancak, sorarlar adama...
Nerede o eski Ekip gazetesinde
Yusuf Ziya Yılmaza ağır hakaretler yağdıran Nusret Sağlam?..
Nerede o Yılmaz hakkında yazı yazdığı için Halk gazetesinden kovuluşunu ve Klas TVdeki programının kesilişini Hürriyet gazetesi yazarı Yalçın Bayere şikayet edip, sonra da köşede çıkan yazıyı seçim propagandasında şehre dağıttıran Muzaffer Önder sevdalısı?..
Nusret Sağlam bu işte...
Dün öyleydi, bugün böyle...
Sorarım; şimdi kalkıp, Dün neyseniz, bugün de o olun
demek, eğilip bükülmekten söz etmek
böyle birinin haddine mi?..
Samsunun en çok okunan gazetesi olarak, Yılmazın karşılanışını ve basın toplantısını vermeyelim mi?..
Gazete dediğin haberdir...
Ne var ki, kendinden başkasını okumayan
birine bunu anlatmak zordur...
Dün neredeydin, bugün nerede?..
Nusret Sağlam, dün rahmetli Muzaffer Öndere yakındı,
bugün Yusuf Ziya Yılmaza...
Elbette, evinin nafakası için
çalışacak, iş yapacaktır...
Ancak, birtakım menfaatler uğruna
namuslu insanları karalayıp, iftira atarak kazanılacak
her kuruş haramdır...
Haram para da kolay harcanır...
Ben gazeteciyim ve işimi yapıyorum. Yapmaya da devam edeceğim...
Yılmaza arabulucu gönderdiğimi yazan Sağlamda zerre kadar adamlık varsa, isim verir...
Şunu şunu gönderdin der...
Bugüne kadar özel hayatlara dair
yazı yazmamaya büyük özen gösterdim...
Öfkeme yenik düştüğüm anlarda
bile buna dikkat etmeye çalıştım...
Nusret Sağlam birkaç kez
iftira atmaya kalkıştı...
İspat etmeyen namerttir
demiştim, yine söylüyorum...
İddia sahibi, iddiasını ispatlamakla mükelleftir...
Duymuştum ya da Demişlerdi gibi yalan kurtarma sözcüklerinin arkasına sığınılırsa,
hiç kimse kusura bakmasın, o saatten sonra ne kendimi ne de ahlak kurallarını dinlerim!..
Oyunu kuralına göre oynar; Madem öyle, gel böyle derim adama...