Gerçek fakirler başlığını taşıyan yazım,
2 Eylül tarihliydi...
Duygu sömürüsü yapan dilencileri konu etmiş,
gerçek fakirlerin el avuç açmadıklarını ifade etmiştim...
Aradan birkaç gün geçti. İlkadım Belediyesi Zabıta ekipleri,
dilencilere karşı mücadele başlattı ve
çarpıcı bir gerçek ortaya çıktı...
O kucaklarında bebeklerle dilenen
kadınların, tekerlekli sandalyelerde
oturan çocukların ve çarpık çurpuk duran gençlerin,
Adana dan geldikleri anlaşıldı...
Meğer bunlar şebekeymiş!..
Bu ailelerin kimi Samsun a kimi Ordu ya
kimi de Giresun a bırakılmış!..
İşin ilginç tarafı; bu insanların
çoğu Adana nın Kozan İlçesi Turgutlu Köyü nde
yaşıyor...
Bu köyde herkes dileniyormuş!..
Bu kişiler arasında,taşı sıksa su çıkaracak yapıda gençler
var...
O gençlerin;alınteriyle çalışmak ve kazanmak
yerine Dilencilik mesleğimiz diye kendilerini savunmaları,
işin acı tarafı...
Gerçek fakirler başlıklı yazımda,
Ağızları iyi laf yapıyor demişim...
İnsanın ruhunu okşayan dualar karşısında
cebinde parası olup da vermeyene şaşarım!..
Çünkü, günlük yaşantının içindeki
sıkıntılardan arınmak için manevi takviyelere
ihtiyaç duyar her zaman insan...
Adamlar bunu keşfetmiş!..
O kundaktaki bebeler ve
tekerlekli sandalyede gözlerinizin içine yalvarırcasına
bakan çocuklar, en büyük sermayeleri...
Büyük bir istismar, büyük bir vicdansızlık
var orta yerde...
Allah ile aldatmak dedikleri bu işte...
İlkadım Belediyesi Zabıta ekiplerini
kutluyorum...
İnsanların duygularıyla adeta alay eden şebekeye
önemli bir darbe vurdular...
O gün de yazmıştım...
Şebeke haline dönüşen dilenciliği bitirmenin yolu,
gerçek fakirlere ulaşan hayır kurumlarına destek vermekten geçer
diye...
Bu gerçeği bir kere daha gördük...
Şimdi kılıktan kılığa giren bu lafazanlara
sadaka vermek,enayilik değil de nedir ya!..