Ticaret ve Sanayi Odasının heyetiyle Letonyadaydım...
Sanayici ve iş adamlarının, Avrupa Birliğinin 2.5 milyon nüfuslu yeni ülkesinde ihracat ve işbirliği olanakları arayışlarına tanık oldum...Önümüzdeki günlerde gördüklerimi ve yaşadıklarımı sizlere paylaşacağım...
Kısa bir ayrılık döneminden sonra gazeteye döndüğümde elektronik posta adresime baktım...
İki okuyucumdan ilginç bir mektup gelmişti...
Yusuf Ziya Yılmazın adının Samsun Otobüs Terminaline verilmesine tepki gösteriyorlardı...
Yanlış bir anlaşılma var ortada...
Eğriye eğri, doğruya doğru...
Terminal, Büyük İstanbul Otobüs İşletmeleri Şirketi tarafından yaklaşık 28 milyon YTLye satın alınmıştır...
Bu şirketin çok sayıda ortağı bulunmaktadır...
Yönetim Kurulu Başkanı da, yüzde 20 hisseli Metro Şirketler Grubunun başkanı Galip Öztürktür...
Yani, Yılmazın adını terminale veren Büyükşehir Belediyesi değil, şirkettir...
Hayatım boyunca haksızlıklara arka çıkmadım...
Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmazın, adının verilmesi konusunda talebi olmadığını da biliyorum...
Onun adının terminale verilmesi teklifi Galip Öztürkten gelmiştir...
Terminal, Galip Öztürkün başında olduğu şirketindir ve istediği adı da verebilir...
Galip Öztürk, Yılmazın adını bir beklenti hesabıyla terminale vermemiştir...
İyi bir para verip terminal satın alınmıştır...
Kaldı ki, Yusuf Ziya Yılmazın otogara adının verilmesinden rahatsızlık duyduğunu da biliyorum...
Bir başka not daha düşeyim...
Yılmaz ile Öztürkün arasındaki ilişki de mesafelidir...
Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmazı, seven de vardır sevmeyen de...
Yılmazı sevmeyen insanlar bile, onun böyle bir talepte bulunmayacağını bilir...
Bu ülkede adları çeşitli yerlere verilmiş insanlar var...
Mesela 100 Yıl Bulvarına Kemal Vehbi Gül adı verilmiş, daha sonra kaldırılmıştı...
Varsın kaldırsınlar...
Bu bulvarı, Kemal Vehbi Gülün Samsuna kazandırdığını kim inkar edebilir?..
İsimler önemli değildir...
Önemli olan eserlerdir...
Eserler yaşadıkça da insanlar yaşar...
Sahil Yolunu açarak Samsunu denizle buluşturan Yusuf Ziya Yılmazın adı, orada yazılı olmasa da bunu inkar etmek mümkün müdür?..
Bu memleket bir acayip oldu...
Çalışan insanların heveslerini kırmak için
sinsi bir grup elinden geleni yapıyor...
Kim bu şehre hizmet etmişse, bir tek çivi çakmışsa, aşsıza aş, işsize iş vermişse, maalesef düşman kazanıyor...
Sanki suçmuş gibi...
Hiçkimse onun bunun sırtından geçinen asalaklara bir şey demiyor ya ona yanıyorum ona...
