‘19 Eylül Gaziler Günü’ sıradan bir gün değildir. Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK’e TBMM’nin 19 Eylül 1921 günü 153 sayılı kanun ile mareşallik rütbesi ve gazilik unvanı verdiği önemli bir gündür. 27 Haziran 2002 tarih ve 4786 sayılı yasa ile 18 Mart Şehitler Günü, 19 Eylül Gaziler Günü olarak kabul edilmiş ve kutlanmaya başlanmıştır. Çünkü gaziler Türk milletinin gurur kaynağı ve ortak değeridir.Gazilik, sıradan bir unvan olmadığı gibi herkese nasip olmayacak büyük bir onurdur.Gazilerimiz ülke savunmasında ,ülke güvenliğinin ve bütünlüğünün korunmasında,dünya barışına katkıda,ezilen milletlere yardımda canlarını siper yapmış ,bu uğurda şehit olmayı göze almış gazi olmuş eşsiz kahramanlardır.
Türk milleti ve Türk devleti var olduğundan beri yaşadığı coğrafyada vatanına ve milletine yönelen iç ve dış düşmanlıkları bertaraf etmek için en önde savaşmıştır.Bu savaşların ve bu kalkışmaların kolay bertaraf edilmediği, büyük bedeller ödendiği bu bedelin en ağırını ödeyenlerin ise şehitlerimiz ve gazilerimiz olduğu unutulmamalıdır.Gazilik unvanı, sadece erkeklere ait bir unvan değildir.Gazilik unvanı bir kahramanlık ve bir fedakarlık unvanıdır.O kahraman kadın da olabilir, erkek de olabilir,bazen bıyıkları yeni terlemiş bir çocuk bile gazi olabilir .Bazen de topyekün bir şehir o unvanı alabilir.O şehirlerimizden birisinin de Gaziantep olduğunu unutmayalım.Gaziantep TBMM’den gazilik unvanı almış ve kahramanlıklarıyla ün yapmış önemli bir şehrimizdir.Doğrusu gazilik büyük bir şereftir ve Türk milletinin mayasında gazilik şerefi vardır.Biliyoruz ki, bu milletin evlatları konu vatan olduğunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmaz ve o hain tehlikenin ortadan kaldırılması için gerekirse canını feda etmekten çekinmez.Şüphesiz gazilik şehitliğe en yakın unvandır.Gazilik unvanı almış birçok gazimiz en yakınındaki arkadaşının şehadetine tanıklık etmiş gerçek kahramanlardır... Gazilerimizi onurlandırmak için tevdi edilen madalyalar ise değerini bilenler için sıradan bir metal parçası değildir.Bazen protez bir bacak,bazen protez bir kol ,bazen takma bir göz gazilerimizin gerçek madalyasıdır. Bu vatanın nasıl kurtulduğunu Bu vatanın nasıl korunduğunu anlatan gerçek yaşam öyküsü gazilerimizdir. İşte bu yüzden bütün gazilerimiz onurumuzdur,gururumuzdur, yüz akımızdır…Bugün bu coğrafyada kurulu bu vatanda her türlü ihanete ,fitne ve fesata rağmen huzur içerisinde özgür ve bağımsız yaşıyorsak ,şehitlerimiz ve gazilerimiz sayesindedir.Gazi bazen asker,bazen polis,bazen köy korucusudur.Hepsinin ortak sevdası vatan ve millettir.Hepsi de bayrağımıza ,vatanımıza,milletimize göğsünü siper yapmış Türk milletinin bağrından çıkardığı evlatlarıdır.Sadece gaziler gününde değil ,her gün hatırlanması ve örnek alınması gereken insanlar gazilerimizdir.Gazilerimize her zaman vefa borcumuz olduğunu bu borcu ödemenin ise kolay olmadığını unutmayalım.Gaziye saygı sadece toplu taşım araçlarında ön koltukları ayırmak değildir.Gaziye saygı her noktada, her alanda olmalı ve yaşamları kolaylaştırılmalıdır.
Bu toprakların vatan yapılmasından önce de bulunduğu her coğrafyada vatanını ve namusunu korumak bağımsızlığını sürdürmek için bu milletin evlatları şehit ve gazi olmaktan çekinmedi.Bugün de aynı uğurda Türk milletinin evlatları canlarıyla bedel ödeyerek şehit ve gazi olmaya devam ediyor. Biliyoruz ki Anadolu’nun her evinden bir şehit ya da bir gazi çıkmıştır.O yüzden gaziliğin; bayrak,millet , devlet ,bağımsız ve özgür vatan demek olduğunu unutmayalım.
Bütün gazilerimizin gaziler gününü kutluyor,başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitlerimiz olmak üzere ebediyete intikal etmiş bütün gazilerimize Allah’tan rahmet ,yaşayan gazilerimize hayırlı ömürler ,hasta gazilerimize acil şifalar diliyor önlerinde saygı ve hürmetle eğiliyorum.