Denizyolu taşımacılığı hem ekonomik hem de son derece keyiflidir.

Günlerce kah durgun kah dalgalı denizlerde seyretmek, kara ve hava yolculuğundan oldukça farklı ve zevklidir de.

Üç tarafımız denizlerle çevrili olmasına karşın, hem bu taşımacılığın ekonomik yönünü yeterince değerlendiremiyor, hem de deniz yolculuğunun müthiş keyfini doyasıya yaşayamıyoruz.

Orta yaş kuşağının çok iyi anımsayacağı gibi, yıllar öncesinin o beyaz yolcu gemileri artık Karadeniz’e gelmiyor, limanlara uğrayıp yolcu transferi yapmıyor.

Kıyıdan izlediğimiz bacasından tüten dumanları, zorlukla seçebildiğimiz filikaları ile o beyaz yolcu gemileri, Karadeniz’i terk etti, gelmez oldu.

İstanbul’dan hareket ederek, Zonguldak, Sinop, Samsun, Giresun, Trabzon limanlarına uğrayan, seferini Hopa’da sonlandıran Denizcilik İşletmeleri’nin o güzelim gemileri, anlaşılmaz bir nedenle yıllardır Karadeniz’den elini ayağını çekti.

Karadenizliler,neredeyse yarım yüzyıldır İstanbul-Hopa arasında ring seferleri yapan gemilerden yoksun kaldı. Sadece Karadeniz değil, İstanbul-İzmir ve denize kıyısı bulunan illerle de deniz yolculuğu yapılmıyor, burada yaşayanlar da bu keyiften yoksun kaldı.

Aslında denizyolu taşımacılığı, en ekonomik taşıma şeklidir. Dünya ticaretinin çok büyük bölümü, deniz ve iç sular taşımacılığı ile gerçekleştiriliyor.

Dünya ülkeleri denizyolu taşımacılığına çok büyük önem verirken, yatırımlarını bu yönde hızlandırırken, Türkiye üç yanı denizlerle çevrili olmasının avantajını iyi kullanamıyor. Ülke olarak denizlerden yararlanamazken, diğer ülkeler denizlerin yanı sıra, nehirlerin avantajını taşımacılık ve turizm alanında sonuna dek kullanıyor.

Sadece denizyolu taşımacılığı değil, denizlerimizden, gemi inşa sanayi, turizm ve balıkçılık alanında da yeterince yararlanamıyor, ekonomik değer kazanamıyoruz. Denizlerimizi uzaktan bir tablo gibi izleyip, duruyoruz.

Türk vatandaşlarına ülkenin kendi limanları arasında ticari denizcilik ve deniz taşımacılığının yapılmasına olanak sağlayan kabotaj hakkı, 1926 yılında çıkarılan bir yasa ile tanındı. (Bu yasa ile ülkemiz kıyılarının bir yerinden diğer yerine mal ve yolcu taşıma hakkı Türkiye bandıralı gemilere aittir.)

88 yıldan bu yana 1 Temmuz’da kutlanan ‘’Kabotaj Bayramı’’ da yıllar geçtikçe o coşkusunu yitirdi. Kutlamalar eski bayram havasında değil, sönük bir şekilde gerçekleştiriliyor.

Denizcilerimize son derece önemli haklar getiren, karasularımızda egemenliğimizi sağlayan, ‘’Kabotaj Bayramı’’na da denizlerimiz gibi ilgisiziz.

Son derece ekonomik olan deniz taşımacılığı, Karadeniz ve bölge turizminin gelişimine büyük katkı sağlayabilir, daha fazla turistin ilgisini çekebilir. Yeter ki bu avantajı gereği gibi kullanalım.

İstanbul’dan hareket edip, Karadeniz’de bir martı gibi süzülerek Hopa’ya giden, uzaktan bacasının çıkardığı dumanları izlemekten keyif aldığımız beyaz yolcu gemilerimizi çok, ama çok özledik.

Sadece Karadeniz değil, İzmir’e, İskenderun’a, Antalya’ya, diğer kıyılara sefer yapan gemilerde yolculuk yapmayı çok özledik.

Gemilerimizi istiyoruz, onları bize geri verin.