Yaklaşık otuz senedir Samsunspor maçlarını takip ederim.Böylesine stresli böylesine heyecanlı bir maç çok az hatırlıyorum.
Aslında bu maçın yorumu falan yapılmaz.Maçta ne yoktu ki...
Kelimenin tam anlamıyla öldük öldük dirildik. Hop oturup hop kalktık. Sinirlendik, umutsuzluğa kapıldık, umutlandık , bağırdık, çağırdık kısaca 90 dakikada çok şey yaşadık.
Gittik geldik.O yüzden diyorum bu maçın yorumu yapılmaz.
Maça golle başlayan takımın peşpeşe bu kadar bariz savunma hataları yaparak 3 gol yemesi, tam bir şok...Bu goller bir anda soğuk duş etkisi yaratırken; gerek sahadaki oyuncuların gerek teknik heyetin birbirlerini motive etmeye çalışmaları umut tohumları ekti.Maç 3-1 iken tepkisini ortaya koyan taraftarın ilk yarının bitiş düdüğü ile birlikte oyuncuları tribüne çağırıp inancını ortaya koyması dönüm noktası oldu bana göre.İkinci yarı başlarken stadyumda çalan İNANIN ÇOCUKLAR parçası da ilk yarıda ekilen umut tohumlarının mücadele beklentisiydi.
Hemen belirtmeliyim taraftarımızın maç sonuna kadar sabırlı olması gerekiyor.Tepki de göstereceksek maç sonunu beklemeliyiz. Çünkü futbolda her şey mümkün , görüyoruz.
Ayrıca maraton tribününü bile dolduramadığımızın altını da çizmeliyim.
Öyle bir maç düşünün ki puan kaybetme opsiyonumuz yok.Üçte üç yapıp kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz ama biz böylesine önem taşıyan bir maçta maratonu dolduramıyoruz.Düşündürücü...
Evet kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz.Kaldı iki maç.6 puanı alıp play off oynamak bizim elimizde.Altınordu maçı tam bir final halini aldı.
Buca maçında tam bir savaş vardı sahada.Savaşan 22 futbolcu tekniği taktiği bir kenara bırakıp adeta canla başla mücadele etti. Bu maçın 3-1 den çevrilmesi neresinden baksanız başarıdır.Darısı, Altınordu maçına...