Öylesine öfkeli bir toplum olduk ki; Allah ın en sevdiği merhamet duygumuzu dahi kaybettik. Adına öfke denilen bu lanet olgu, toplumun bütün katmanlarını kangren gibi sarmakta. Bu aslında bir stratejidir. Öfke toplumu yaratmak. Görevimiz adeta öfke oldu.
Geri kalmış ülkelerde toplumu birbirine düşürüp, kırdırarak tıpkı mitoz bölünme gibi artırarak çoğaltmak… Duyarsız ve merhametsiz bir toplum olduk. Geçen hafta Terme merkeze takriben 10 km. uzakta bir köyden duyarlı bir vatandaş beni aradı.
Bir haftadır köy meydanında hamile bir köpeğin doğuramadığını, ıstırap çektiğini, ağladığını anlattı. Köylülerin de hayvana dayak atmaya çalıştığını su ve yemek verdiği için kendisi ile alay eteklerini iletti.
Terme Belediye Başkanı Sayın Şenol Kul u arayıp durumu anlattım. Konuya duyarlılık göstererek hayvanı aldırıp Samsun bakımevimize gönderdi. Sevgili dost Vet.hek. Hüseyin Bey müdahale ederek köpeği kurtardı. Ancak tüm yavruları karnında ölmüştü. Köpek kısırlaştırıldı ve tedavi altında.
27 Kasım 2011 tarihinde yine gazete köşemde Terme Hayvan Katliamı nı yazmıştım.
Geçmiş dönem başkanlığında Terme’de belediye hizmetlerini hep izledik.
Zabıta birimleri, hayvan yok etme konusunda çok başarılı idi. Terme Belediyesi’ne ait enjektörleri hala utançla muhafaza ediyorum. Günümüzde hala ortaçağ zihniyetini taşıyan belediyelerin olması vahimdir. Bir belediye başkanının izni olmadan (ksilozin) veya aynı türevli ilaçlar sarf maddesi olarak alınamaz.
Hayvan katletmek suçtur.
Dünya hayvan katliamını İNSANLIK SUÇU olarak nitelendiriyor. İnsanlar, toplumun en zayıf halkası olan hayvanlara bakıp korumakla yükümlüdür. Kesin bir zorunluluk ve hastalık olmadıkça; hiçbir hayvan öldürülemez, zehirlenemez. Öldürme gereği veteriner hekim tarafından saptanıp rapor edilmedikçe.
Terme geçmişte bunu maalesef hep yaptı. 1978’de Paris te Unesco merkezinde Hayvan hakları evrensel bildirisi imzalanmıştır. Sözün özü yaratandan ötürü yaratılana merhamet ve saygı duyulur. Karıncadan file kadar tüm canlılar, Tanrı ümmetidir. Bugün susuyorlar yarın mahşerde konuşacaklar diyor Hz. Mevlana.
İnsan, doğa, hayvan bitki bir bütündür. Hayvanlar da kendi aralarında birer sosyolojik toplum olup en az biz insanlar kadar yaşam hakları vardır. Demokrasi öğretilmez yaşanır.
Yeni başkan Sayın Şenol Kul ile geçmişte yaşatılan acı ve travmaların unutturulacağına dair inancım yüksektir… Temizlik İşleri Müdürü Sayın Hüseyin Danacı, bütün performansını bu kutsal hizmette kullanacaktır. Telefon görüşmelerimizde ben ondaki sinerji, duygusallık ve topluma hizmet inancını ibadet gibi gördüğünü algıladım.
5199 sayılı yasa ile ilgili olarak ilçede yapılacak su ve beslenme odakları halkı da eğitecektir. Kısırlaştırılan hayvanlar küpelenerek alındığı coğrafyaya bırakılmalıdır.
İlçede sahipsiz ve kontrolsüz hayvan kalmaması için KISIRLAŞTIR-AŞILAT-YAŞAT kampanyası başlatılmalıdır.
Bu hem çevre sağlığı hem vatandaşlar için hem de can çekişen hayvanları izleyen çocukların geçirdiği travmayı önlemek adına çok önemlidir. Sağlıklı toplumlar sağlıklı bireylerle oluşur. Sağlıklı nesiller için çocukların alt beyinlerindeki travmaları yok etmeliyiz. Şiddet gören toplumlar, sadece şiddet üretir.
İlçede hizmet veren Sayın vet. hek. Burçin Şen Keleş in sokak hayvanlarına gösterdiği tolerans ve yaklaşım takdire şayandır. Ekim ayı itibari ile HAYTAP Samsun temsilcileri veteriner hekimlerimiz Terme ye giderek sayın başkan ile görüşüp yapılması plan aşamasında olan hayvan bakımevi için istişarede bulunacaklar.
Ancak bütün bunlar için deneyimli ve cerrah vet. hekimlere ihtiyaç vardır.
Masa başı vet. hekimlik yeterli değildir. Vet. hekimlik çok kutsal bir görevdir anlayabilen için. Bütün bunların dışında halkı da eğitmek çok önemlidir.
Okullarda yapılacak eğitimlerde HAYTAP filmleri ,görselleri ile çocuklar eğitilmelidir.
Köy muhtarlarına seminerler düzenlenip eğitim verilmelidir. Camilerde imamlar Kur an-ı Kerim’de anlatılan hayvan haklarını ve ayetlerini halka anlatmalıdır.
İlçede belli yerlerde halkın görüp okuyabileceği görseller ve billboardlar asılmalıdır.
Samsun ve ilçelerinde bu tip hizmetler devamlılık kazanmıştır.
Toplu taşıma araçlarına eğitici ve uyarıcı görseller konulmalıdır. Bütün bu görselleri yakında Sayın Hüseyin Danacı ya bizzat ileteceğim. Terme merkeze hayvanlar için konulacak bir pugedon ( akıllı geri dönüşüm kutusu ) halkı da bilinçlendirip eğitecektir.
Bütün bunlar seferberlik çalışmaları gibi hayata geçirilmelidir.
Bizler sosyal güdüleri yüksek insanlar yetiştirmeliyiz.
Bizler vahşete, dehşete, şiddete, tecavüze maruz kalan yaşam hakları hiçe sayılan horlanan, dövülen, gözleri oyulan, yakılan, kesilen, zehirlenen imdat bile diyemeyen sessiz, dilsiz hayvanların savunucuları ve çığlıkları olmalıyız.
Siz, kasenize bal koyarsanız, biz arı olup Bağdat tan bile size geliriz.
Toplumların ve değerlerinin yüceliği, o toplumun hayvanlara davranış tarzı
ile doğru orantılıdır. diyor Mahatma GANDHİ
SOKAK KÖŞELERİNDE BİR KEDİNİN YA DA BİR KÖPEĞİN AÇ YATMASI, SİZİ HUZURSUZ ETMİYOR MU ? SOKAK HAYVANLARI İÇİN KAPINIZIN ÖNÜNE BİR KAP MAMA,BİR KAP SU KOYUNUZ LÜTFEN