n
n n Adamın dilinin endazesi yok, adamın pervası da yok; edepten, terbiyeden bahsediyor ama belli ki bahsettiği değerlerden kendisinin de fazla nasibi yok. Bir nesli toptan suçluyor; ne suçlaması, adeta horluyor, eziyor, hırpalıyor ve kafasında oluşturup diliyle açığa vurduğu çamurun içine atıyor.
n n
n n “Şuur” gibi idraki, aklı ve basireti kendilerine sıfat yapmış bir öğretmen derneğinin başındaki zattan, Şuurlu Öğretmenler Derneği Samsun Şubesi Başkanı İsmail Okutan ve onun sözde eğitimin sisteminin eleştirme adı altında gençlerimizi aşağılayan konuşmasından bahsediyorum. “Hocam” demek isterdim ama söylediklerine bakınca, Türk halkının adeta kutsiyet atfettiği o sıfatı kullanmayı doğru bulmadım ve onun içindir ki “hocam” yerine “başkan” demeyi tercih ettim.
n n O başkan Şuurlu Öğretmenler Derneği’nin düzenlediği bir konferansın açılış konuşmasını yapıyor, sözde eğitim sistemini eleştiriyor ama gerçekte eleştiri sınırlarını da, haddini de fazlasıyla aşarak gençlerimize hakaretler yağdırıyor. Şu sözler o konuşmadan:
n n
n n “Gençlerimiz yabancı bir sistem olan bu eğitim yüzünden terbiye edilmemiş aslanlar gibi sokaklarda azgınca, amaçsızca ve hevesler peşinde geziyor... Terbiye diye bir şey kalmadı. Günlük zevkler peşinde koşan gençlere verilen eğitim değildir. Bunun adı öğütümdür. Bu eğitim sistemi yüzünden çocuklarımız bilinçsiz, şuursuz, ruhsuz ve gayesiz büyüyor… Sistem yabancı olduğu için kalitesiz nesiller yetişiyor, aile kavramı olmayan gençler oluyor…”
n n
n n Bu sözleri okurken kanım beynime çıktı; bu sözleri aktarırken de yüzüm kıpkırmızı; senin adına değil başkan, evlatlarımız adına, onları yetiştiren adam gibi adam öğretmenler adına ve her şeyden önce de onları büyüten aileler adına kıpkırmızı. Hiddetimden ve utancımdan,
n n
n n Haddini aşmışsın başkan, sistemi istediğin gibi eleştirebilirsin, ne ben bir şey derim ne de kimseler bir şeyler diyebilir.
n n
n n Ama sistemi eleştireceğim derken “o sistemin mağduru ve mahkumu” gençleri “edepsizlik, ahlaksızlık, terbiyesizlik, şuursuzluk, amaçsızlık” gibi kavramlarla suçlayamaz, damgalayamazsın. Ne demek “aile kavramı olmayan gençler”, ne demek “ gençlerin “terbiye edilmemiş aslanlar gibi sokaklarda azgınca ve amaçsızca hevesler peşinde koşması”; söyle başkan “ne demek?” Ne demek “kalitesiz nesiller ve hele de “aile kavramı olmayan gençler”, söyle söyleyebilirsen, aklın ve yüreğin yeterse söyle “ ne demek” bu “aile kavramı olmayan gençler”; ne demek? Haddinizi aşmışsınız başkan; hem de çok aşmışsınız. Bu eğitim camiası bunu kaldırmaz/kaldıramaz; bu toplum, evlatlarına yapılan bu hakaretlere sessiz kalmaz/kalamaz…
n n
n n Seni bu sözlerin ahlaki sorumluluğundan ve vebalinden kurtarmaya yetmez ama yapacağın tek bir hareket var; ortaya çıkıp adam gibi özür dilemek. Bilesin ki, adamlığın özürle test edildiği noktadayız.
n n
n n Bir şey daha: İslami eğitimden bahsetmişsin, İslamın ulu çınarı Türkmen kocası Yunus Emre “İlim ilim bilmektir/ İlim kendin bilmektir/ Sen kendini bilmezsen/ Bu nice okumaktır” der, Okumuş öğretmen olmuşsun, dernek kurmuş başkan olmuşsun ama -anlaşılan o ki- Yunus’tan bihaber kalmışsın…
n n
n n
n