Gazze den gelen
yürekleri dağlayan
görüntüler karşısında,
duyarsız kalan
devletler bir yana da
açık denizlerde
yaralı bir balina
için dünyayı
ayağa kaldıran
ve kurtarma
ekiplerini
seferber eden
adında çevre, insan hakları ve barış
gibi sözcükler bulunan
kuruluşlar nerede?..
Önemli gelişmelerde
yayınlandıkları
haber ve görüntülerle
dünyayı sarsan
asırlık medya
kuruluşlarının
neden sesi çıkmıyor?..
İsrail askerlerinin
alnından vurduğu
o Gazzeli çocuğun
beyaz kefene sarılmış
görüntüsü karşısında
vicdanları
hiç mi sızlamaz?..
Onlara yazıklar olsun da...
Bu vahşet karşısında,
kılları kıpırdamayan
sözüm ona Müslümanlara
ne diyeceğiz?..
Ne bir protesto ne bir
boykot ne de uluslararası
platformlarda bir kınama
var...
Türkiye de;
muhafazakar,
milliyetçi, sosyalist
dahası
her fikirden insan
bu insanlık dramı karşısında
haykırırken,
Arap dünyasındaki
Müslümanlar
neden tepkisiz?..
İsrail dışında
yaşayan Museviler bile
Gazze deki
katliamı protesto ederken;
bu görüntülerden
hiç mi utanmadılar?..
Onu bunu bilmem!..
Arabistan a gittim;
dünyanın birçok Müslüman
ülkesini de gördüm...
Kimileri eleştiriyor
ama
İslamın tüm değerleriyle
yaşatıldığı tek ülke, Türkiye dir...
Yine, kimileri burun kıvırsa da
bunda Mustafa Kemal Atatürk ün
kurduğu cumhuriyet
rejiminin büyük payı vardır...
O yüreksiz Müslüman
ülke liderlerinin
bu zavallılığı
karşısında,
Atatürk ve silah arkadaşlarının
yokluklara rağmen
verdikleri mücadele
daha da anlamlaşıyor...
At izi, it izine
karışmış!..
Atın önüne eti,
itin önüne
otu koyanlara
neden itiraz yok!..
Bu boyun eğmeler
Müslümana yakışıyor mu?..
Merak etmiyor değilim!..
Dünya malı için
Müslüman kardeşine
yapılan zalimliğe
seyirci kalanlar,
önümüzdeki günlerde
idrak edeceğimiz
Kadir Gecesi nde
edilen dualara,
nasıl amin diyecek?..
İnsanlık aleminin
en büyük yol göstericisi,
Peygamber Efendimizden
şefaatini nasıl isteyecek?..
Hangi yüzle?..
Bilemiyorum...