n

n
n Bir sonraki gün, yani perşembe günü bayram.
n
n Hani bayramın gelişi günler öncesinden belli olurdu ya; neredeee?
n
n Bırakın gelişini, gidişi bile fark edilmiyor.
n
n Neden mi?
n
n Nedeni ortada; bayram yapılacak ortam yok da ondan.
n
n Geçmişte bayramlarda alış-veriş yapılırdı.
n
n Şimdi bu alış-verişi yapabilenler azaldı.
n
n Azalan alış-verişçiler de AVM’leri tercih ediyor.
n
n Yerli esnaf ise adeta seyrediyor.
n
n Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı Metin Genççakır, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşlardan ‘Samsun markası ürünler’ almalarını isterken, “Büyük marketler ve AVM’ler yüzünden esnafın bayram heyecanı zaten kalmadı, vatandaş esnafa sahip çıksın” dedi.
n
n Sayın Genççakır’a hak vermemek elde değil.
n
n Kentimizdeki esnafı yaşatmak zorundayız.
n
n Onları tercih etmemiz, ayakta kalmalarına neden olur.
n
n Bizim çocukluğumuzdaki o ‘Bakkal Amcalar’ tarihe karışacak kadar azaldı.
n
n Neden?
n
n Biraz olsun ucuz diye AVM’leri tercih etmemizden.
n
n Bizim ürettiğimizi biz almazsak, bize başkalarının ürettiği dayatılır.
n
n Sayın Metin Genççakır’ın dediği gibi AVM’ler başka yörelerden, hatta ithal ettikleri ürünleri bize pazarlarken, bizim üreticimizin ürünü elde kalıyor.
n
n Bayram önceleri bile kendi üretimimiz olan ürünlere yönelmezsek, başkalarına kazandırır, içimizdekilere kaybettiririz.
n
n Bu nedenle Sayın Genççakır’ın çağrısını önemsiyor ve birbirimize sahip çıkmanın birbirimize yarar sağlayacağı gerçeğini hatırlatmakta yarar görüyorum.
n
n Hiç olmazsa bayram heyecanı adına bayram öncesi.
n
n Ne dersiniz?
n
n İlkadım’ın 100 yılını planlamak…
n
n
n
n 305 bin nüfusuyla Karadeniz’in en büyük yerleşim alanı olan İlkadım’ın 100 yılı planlanıyor.
n
n Planlayan İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş.
n
n Bunu açıklarken de “Yeni bir yeri ticaret ve konut alanı yapmak kolay. Zor olan var olanı değiştirmek ve çağa uydurarak yeni merkezler oluşturmak.” diyen Sayın Demirtaş, kararlı olduklarını söyledi.
n
n Sayın Demirtaş, zorluğu bilerek açıklıyor.
n
n Hem de yüreklice.
n
n İsterseniz, Sayın Demirtaş’ın bu konudaki düşüncelerini bir paylaşalım:
n
n “İlk yerleşim merkezi olması nedeniyle İlkadım kültür, tarih ve ticaret merkezidir. Yerleşik nüfusun yoğun, ticaret ve alış-veriş merkezlerinin yaygın, kültürel ve tarihi yapıların mevcut olduğu ilçemizi, çağa ayak uyduracak bir kentsel gelişime hazırlamalıyız.”
n
n İlkadım Belediyesi olarak bu konuda kararlı olduklarını belirten Sayın Demirtaş, kentin tüm aktörlerinin de kendilerine destek vermelerini istedi.
n
n İlkadım’da ilk etapta ne yapılacak?
n
n Hastane Mahallesi’nde avam projesi, kentsel dönüşümle gelişimin önünü açacak.
n
n Çarpık yapılaşmanın yoğun olduğu Anadolu, Zeytinlik, Kökçüoğlu, Fatih ve İlyasköy mahallelerinde yeşil alan ve çevre düzenlemesi ile modern kentleşme gerçekleştirilecek.
n
n Bu yörelerdeki çağdaş kentleşme İlkadım’ın cazibesini artıracak.
n
n Kentin karmaşık yapısını ortadan kaldıracak.
n
n Bu uygulama, Bulvar altındaki ticaret alanı ile meskeni birbirinden ayıracak.
n
n Sayın Demirtaş, Uydu Kent Projesi ile kent merkezindeki yoğunluğu gidermek amacında.
n
n Bu nedenle kentin güneyi, Ahullu ve Kapaklı bölgelerinde Uydu Kent Projesi planlanıyor.
n
n Kısacası Necattin Demirtaş, tüm zorlukları bilerek İlkadım’ın 100 yılını planlıyor.
n
n Bu yürek işi, dercesine.
n
n Bize düşen, ‘kolay gele’ demek.
n
n Haydi hayırlısı.
n
n İş bilenin…
n
n
n
n Kim ne derse desin, Hürriyet Gazetesi bir okuldur.
n
n Bu gazetede yetişenler ‘Adam gibi’ gazeteci olurlar.
n
n Her şeyden önce iyi görmeyi öğrenirler.
n
n Haberin ne olduğunu iyi bilirler.
n
n Burada yetişenler, ayrıldıktan sonra da aynı düşünce ile mesleklerini sürdürürler.
n
n Çünkü temelleri sağlamdır.
n
n Bana bunu yazdıran dünkü Haber Gazetesi manşeti idi.
n
n ‘Ah Hocam, Vah Hocam’
n
n Anahtarını evinde unutan öğretmen, 4. kattaki evine girebilmek için çilingir çağırmak yerine balkondan ip atarak tırmanmaya çalışınca zemine çakılıp ağır yaralandı.
n
n İlk bakışta, üçüncü sayfa haberi, deyip geçilebilir.
n
n Temeli sağlam olanlar için bu haber böyle geçilmez, geçilmemeli de.
n
n Birlikte, Hürriyet Gazetesi eğitimi aldığımız Sevgili Necdet Uzun, olayı basit görmeyip manşetten değerlendirmiş.
n
n Yani gerekeni görmüş.
n
n Bakmakla görmek arasındaki farkı ortaya koymuş.
n
n Ders alınacak bir olayı verirken, haberle uyarır hale getirerek gazeteciliğin sadece haber veren değil, bilgilendiren, uyaran, yol gösteren bir meslek olduğunu da gözler önüne sermiş.
n
n Gazeteci ile gazeteci geçinenler arasındaki farkı ortaya koyarcasına.
n
n Sevgili Uzun ve arkadaşlarını duyarlılıklarından ve bilinçli gazeteciliklerinden dolayı kutlamak gerekir..
n
n Hakkı, hak edene vermek adına.
n
n Ne dersiniz.
n
n Gülümse:
n
n
n
n Sesimin arkasından koşuyorum…
n
n
n
n Hoca ikindi ezanını okumaya başlamış.
n
n O sırada bazı komşuları evlerinin önlerinde birbirleriyle konuşuyorlar, sanki ezan sesini duymuyor gibi davranıyorlarmış.
n
n Aslında o komşular camiye de pek sık gelmiyorlarmış.
n
n Hoca sesini biraz daha yükseltmiş, amma bakmış ki fark eden bir şey yok.
n
n O tarafa doğru koşmaya ve koşarken de ezanı okumaya devam etmiş.
n
n O komşulardan birkaç kişi Hoca ya bir şey olduğunu düşünerek yanına koşuşup sormuşlar :
n
n - “Ne oldu Hoca Efendi, niçin koşarak ezan okuyorsun.?”
n
n - “Sesimin nerelere kadar gittiğini merak ettim de; arkasından koşuyorum” demiş.
n
n Oğlumun babası öldü de…
n
n
n
n Bir gün Nasreddin Hoca’yı siyah elbiseleriyle görenler:
n
n - “Ne oldu Hoca Efendi” demişler, “bugün karalar giymişsin?”
n
n - “Oğlumun babası öldü de ...” demiş Hoca, “Onun yasını tutuyorum.”
n
n Aforizma:
n
n
n
n Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.
n
n Cervantes
n
n Tarihte Bugün:
n
n
n
n 23 Ekim 1840: PTT kuruldu.
n