n
n n 12 Eylül; baskı demek, yasak demek, dayatma demek…
n n 12 Eylül “Devlet terörü” demek. Dayak, jop, işkence demek.
n n Zindan demek. İp demek, hiçbir şey yoksa … Kör kurşun demek
n n 12 Eylül?
n n FAŞİZM demek.
n n 12 Eylül 1980’den bugüne kadar devam eden çağdışı yönetme anlayışı demek.
n n “Devam eden” söylemini bilerek ve kasten kullandım.
n n Özellikle vurgu yapmak için kullandım.
n n Çünkü 12 Eylül faşizminin uygulayıcıları hala içimizde.
n n Devletin her kademesinde hala etkinler.
n n Kimi müdür, kimi kaymakam, kimi vali.
n n Kimi komutan, kimi emniyet müdürü.
n n Hatta kimi milletvekili, kimi bakan.
n n Bugüne kadar hesaba çekilmeden, hiç kimseye hesap vermeden koltuklarında kaldılar.
n n Kalmayı başardılar.
n n Birçoğu da terfi ettirilip, daha üst makamlarda saltanatlarını sürdürdü.
n n Onların çoğu şimdi “demokrat”
n n Anlayan anlıyor. Güya demokrat.
n n O gün bedel ödeyenlerse, hala ödemeye devam ediyor.
n n Demokrasi mücadelesine omuz verenlerse mücadeleyi sürdürüyor.
n n İki gün önce 12 Eylül’dü.
n n 4 4 4 eğitim sistemini protesto eden Eğitim-Sen üyeleri eylemdeydi.
n n 11 Eylül’de Türkiye’nin dört bir tarafından başlattıkları yürüyüşü, 15 Eylül’de Anakara’da yapacakları mitingle taçlandıracaklar.
n n Yürüyüşe Artvin’den başlayanlar, Rize, Trabzon, Giresun ve Ordu’dan katılanlarla 12 Eylül günü Samsun’a ulaştı.
n n Samsun’da hem 12 Eylül 1980 faşizmini hem de 4 4 4 eğitim sistemine geçişi protesto ettiler.
n n İstedikleri açıktı. Netti.
n n Bilimsel, çağdaş, demokratik ve laik eğitim istediler.
n n Eğitim parasız olsun dediler. Eğitimde fırsat eşitliği sağlansın diye slogan attılar.
n n “Çocuk işçiler, çocuk gelinler görmemek için 4 4 4 yanlıştır”ı anlatmaya çalıştılar.
n n “Eğitim haktır”.
n n “Eğitim devletin asli görevidir” anlatmak için halka bildiri dağıttılar.
n n Bu eylem onlar için ne ilkti ne de son olacaktı.
n n Bunun bilinciyle dimdik yürüdüler.
n n Onları izlerken; Eğitim-Sen’in eski bir üyesi olarak gururlandım.
n n Bir ara anılarıma daldım gittim.
n n Onlar ki -çoğunu yıllardır bilirim, tanırım- yaşamlarını hak, emek, barış ve demokrasi mücadelesine adamışlardır.
n n Birçoğu taaa 12 Eylül 1980 öncesinde çıktıkları bu zorlu yolda birçok arkadaşını kaybetti.
n n 12 Eylül işkencelerine ve zindanlarına direndi. Aç kaldı, açıkta kaldı. Baskı gördü, sürüldü, gözaltına alındı, jop yedi, su yedi, gaz yedi ama boyun eğmedi. Her fırsatta örgütlenerek mücadeleyi bıraktığı yerden sürdürdü.
n n Hiçbiri; hiçbir zaman çalmadı, çırpmadı, eylemlerinde şiddeti kullanmadı, kırmadı, dökmedi, yağma yapmadı.
n n Onların hiçbiri kendileri için bir şey istemedi.
n n Hepsi iş için aş için, emek-barış ve demokrasi için insan onuru için mücadele etti. Ediyorlar da.
n n 12 Eylül günü taaa Artvin’den buraya kadar toplanıp gelenler de Süleymaniye Geçidi’nde aynı olgunlukta bir eylem koyarken, etraflarını sırtlarında gaz bidonları olan ve gaz maskeleri hazır polislerin çevirmesi; hiç hoş bir görüntü değildi.
n n İşte orada ben; “12 Eylül anlayışı”nın devam ettiğini yeniden gördüm.
n n Eğitim-Sen’in 15 Eylül Ankara mitingine katılacak olanlara selam olsun!!!
n
