Sanal alem,

gerçekten de bir alem!..
Klavye şövalyeleri;
kin, nefret ve öfkeyle
aklına geleni yazıyor...
Tivitleri takip ettiğimde,
kimin ne amaçla
neyi hedeflediğini
anlamak için
zorlanmadım...
Önceki gece, tivitleri
okuduğumda
kahroldum desem
abartmış olmam!..
Cumhurbaşkanı Erdoğan dan
başlayalım...
Onu herkes
sevmek
zorunda değil!..
Ancak, 400 vekil verilseydi bu olmazdı
sözünü, Dağlıca saldırısıyla
ilişkilendiren bir organizasyonun
tetiklemesiyle
sanal alemde hakaret
yağmuru vardı...
Bunu böyle bir zamanda,
çocuklar bile
söylemez...
Tayyip Erdoğan,
aklını mı kaybetti?..
Ben de tivit attım ve
Hiç kimseye iftira yok dedim...
Bir gazeteci arkadaşım,
Erdoğan ın
TV konuşmasının görüntüsünü
atarak, Hocam buradan yakın
diye cevap verdi...
Bir daha izledim...
Ve ben de Bu sözler
terörle ilgili mi? diye
sordum...
Cevap yok tabii ki...
Birileri de
attığı tivitlerde
uçak ve helikopterlerin
kalkmadığını
yazdı...
Yani, askerlerimiz
kaderine terk edilmişti...
Şehit sayısı ise
abartılı biçimde
veriliyordu...
Kimileri de Başbakan Davutoğlu na
yüklendi...
Neymiş böyle bir acının yaşandığı
günde, milli maça mı gidilirmiş!..
Olay, Davutoğlu na saatler
sonra telefonla bildirildiği
halde,
o da klavye şövalyeleri nin
hedefindeydi...
Yapmayın etmeyin!..
AK Parti iktidarını en acımasızca eleştirin
hatta yerden yere vurun!..
Hakaret yoksa saygım var!..
Elbette, hiç kimse
dokunulmaz değil...
Yönetici, eleştirilecektir...
Ne var ki bu ülkeyi seven herkesin
yüreğinın kan ağladığı böylesine hassas
dönemlerde, belden aşağı vurmak
hedefteki kişiden çok,
memlekete zarar vermek isteyenlerin
işine gelir!..
İktidarlar gelir geçer!..
AK Parti de gidecek!..
Mesele, partiler üstü bir meseledir...
Mevzuubahis olan
vatandır; birlik ve beraberliktir!..
Zaman; birbirimizle kavga değil
daha çok kenetlenme zamanıdır...
Aklımızı başımıza alalım!..
Yoksa...
Bizim için başka Türkiye yok!..