Yetmişli yılların başı…
İlçeyi ile bağlayan 7 kilometrelik alternatifsiz yol kenarındaki duvarın üstü, çocuksu sohbetlerimizi sürdürdüğümüz, aynı zamanda her iki taraftan gelen arabaları seyrettiğimiz yerdi.
O günlerde bugünkü araç yoğunluğu yoktu, elbette.
İki metrelik duvardan ayağımızı sarkıtır, yolun her iki yönünü paylaşırdık. Motor sesine kulak kesilir,“İşte bak, senin taraftan araba geliyor!” diyerek arkadaşın hanesine bir sayı eklerdik.
Nasıl bir mutluluksa…
En fazla kimin tarafından araç gelirse o şanslıydı. Araç geçişinin kesintiye uğradığı dakikalardaki muhabbetler,ekstra mutluluklardı.
Mutlu olmanın kolay ve ucuz olduğu yıllardı.
Bugünkü çocukların oyun ihtiyacını sağlıklı giderebilmesiyle ilgili tartışmaları dinliyoruz.
Dört duvar arasında klavye ve monitör arasına sıkışan günümüz çocukları.
Oyunlar doğallıktan sanal aleme taşınmış…
Çocukluğunu doğal yaşayan bizler şanslıydık sanırım.
Evimiz tam araba yolunun üstünde; motor sesiyle pencereye koşmak ve sesin evin önünde durağanlaşmasıyla kurduğumuz ilişki.
“Acaba bize kim geldi?” sorusunun karşılığında yaşanan mutluluk.
Mahalleye gelen her araç tanıdıktı ve isimleri dahi vardı. Şu an markasını hatırlayamadığım, boyası dökülmüş burunlu belediye otobüsü kornasıyla adını tescillemişti: ‘Dali Dali’.
Mahalleden geçerken merakla seyreder; geceleri sökük ve kirlenmiş koltuklara süzülen rengarenk görüntüsü, bizde farklı bir hayranlık oluştururdu.
Hayalimizde canlandırdığımız arabaların telden modelini az yapmadık. Otobüsün direksiyonundan iç donanım ve koltuklara, farlarına uzanan kablolara kadar tüm detaylar…
Bayramlarımız ise anlamlıydı. Henüz gelmeden başlardı heyecanı.
Bayramlık almak adetten değildi, zaten bazı giysiler özel günlere saklanırdı.
Sümerbank’tan alınan ayakkabılar, ilk kez bayram günü çıkardı ortaya.
El öperek topladığımız bozuk kuruşların şangırtısı bize bir güç verirdi.
Özlem duyulan o günleri yad ederken “Ah, o eski bayramlar!” demiyor muyuz?
Günümüzde o dönemin mutluluklarını yakalamak zorlaştı galiba.
Bayramlar, uzun tatil günleri beklentisine dönüştü.
Geçmişteki bayramların sevinçleri başkaydı.
Şimdi bir bayrama daha kavuştuk.
Ramazan Bayramınızı tebrik ediyor, sağlıklı yarınlar diliyorum.