Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan aileye destek paketinde, ‘’Ödünç İşçilik’’ de yer aldı.
Pakete göre, anne olan kadınlar çocuğu ilkokula başlayana kadar istemeleri halinde kısmi çalışabilecek.
Buradan kaynaklanan işgücü açığı, geçici iş ilişkisi, kamuoyunda bilinen haliyle Ödünç İşçilik sistemi ile karşılanacak.
Özel İstihdam bürolarına geçici iş ilişkisi kurma yetkisi tanıyan yasal düzenlemenin önümüzdeki günlerde TBMM ye gelmesi bekleniyor.
Esnek çalışma modellerinden biri olan Ödünç İşçilik uygulamasının en geç 2016 yılı sonunda hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Davutoğlu’nun açıkladığı paket ile getirilen teşvikler, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak.
Geçici iş ilişkisi, işverenin gereksinim duyduğu dönemde, geçici iş ilişkisi kurmaya yetkili Özel İstihdam Büroları aracılığı ile işçi kiralanması, işin bitiminde de işçinin işine son verilmesi anlamına geliyor.
Artık, sürekli işçi çalıştırmayan işverenler, gereksinim duymaları halinde Özel İstihdam Büroları ndan işçi kiralayabilecek, işin bitmesiyle kiraladığı işçinin işine son verebilecek.
Çok duyarlı bir konu olan, sendikalar tarafından Modern Kölelik ve açık bir emek sömürüsü olarak nitelendirilen kiralık işçi uygulaması, birçok tartışmayı, sorunları da beraberinde getirecek.
Ödünç veya kiralık işçilik uygulamasının altyapısı çok iyi oluşturulmadan, işçi haklarını gözetmeyen bir nitelikte olması halinde, çalışma yaşamında yeni bir hoşnutsuzluk ve tepkiler oluşacaktır.
Sendikaların şiddetle karşı çıktığı taşeron işçilik, kıdem tazminatı fonu gibi tartışmalı konular gündemdeki yerini korurken, çalışma yaşamı ‘’Modern Kölelik’’ olarak tanımlanan kiralık işçi, esnek çalışma biçimleri ile daha da hareketlenecek.
İşsizliğin giderek arttığı günümüzde kiralık işçiliğin bu soruna bir ölçüde çözüm olacağı savunulsa da, kötü niyetli işverenlerin olası keyfi uygulamalarından ötürü işçiye bir yararı olmayacak.
Kiralık işçi uygulamasının işverene sağlayacağı en önemli avantaj, kiralık olarak çalıştırdığı işçiyi bir süre sonra işten çıkarma maliyetini karşılamaması olacak.
Böylelikle işverenler, çok yakındıkları kıdem tazminatından kiralık işçi formülüyle kurtulabilecek.
İşveren sürekli istihdam edilen işçilerin yapacağı işi, sırf tazminat ödememek için kiralık işçilere yaptırabilir, onlara tazminat ödemeyebilir.
İşçi sendikalarının en çok karşı çıktıkları konu da bu.
Sürekli istihdam biçimi ile istihdam edilmesi gereken bir kişinin geçici iş ilişkisi ile çalıştırılması ve en ufak bir fırsatta kapının önüne konulması da olası.
Geçici iş ilişkisi ile çalışan kişinin çalıştığı sürelerin kısalığından ötürü kıdem tazminatına hak kazanamamasının yanı sıra, sigorta priminin emekliliğe hak kazanacak kadar yatmaması da işçinin aleyhine olacak.
Çıkarılacak yasada işverenin tüm işçileri geçici iş ilişkisi ile güvencesiz ve belirli sürelerle çalıştırılmasını engelleyecek önlemler mutlaka yer almalı.
Yasal düzenleme emek sömürüsünü engelleyici, işçinin sosyal haklarını güvence altına alacak içerikte hazırlanmalı.
Kuşkusuz, işçi sendikaları yasa taslağı hazırlanırken, kaygılarını, görüşlerini, önerilerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na iletecektir.
Doğrusu, bunların ne kadarı ciddiye alınır, yasa taslağına hangileri yer alır? Orası meçhul.
Geçmişte yaşananları anımsayınca sendikaların taleplerinin çok da ciddiye alınacağından kuşkuluyum.