7 Haziran 2015 seçimlerinde Dilek Öcalan’ın Şanlıurfa’dan milletvekili adayı gösterilmesinin ve seçilmesinin tek nedeni teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın yeğeni olmasıdır. Dilek Öcalan partisi tarafından özenle seçilmiş ve seçtirilmiş bir isimdir. Dilek Öcalan, HDP’nin ince hesabı üzerine ortaya çıkarılmış bir isimdir. Hem bayan olması hem de teröristbaşı Öcalan’ın yeğeni olması bir tesadüf değildir.Bilerek seçilmiş ve seçtirilmiştir. Yeni dönemde Öcalan isminin TBMM’de olması birçok taşı yerinden oynatacak sinsi bir hamledir.Her şeyden önce kendisine Sayın Öcalan diye hitap edilecek. O hitap, herkese Abdullah Öcalan’ı hatırlatacaktır. Dilek Öcalan’la ,Türk milleti Öcalan ismine alıştırılacaktır. Şüphesiz Öcalan soyadı birilerinin içini acıtırken birilerini de sevindirecektir.Bu çerçevede Öcalan soyadı çok tartışılacak.Bununla teröristbaşı Öcalan’a yeni umutlar verilecek,yeni kapılar açılacak.Bunu açık ve net bir şekilde görüyoruz.Bu bir alıştırmadır.

1984 yılından beri Öcalan ismi, PKK terör örgütünü hatırlatan bir isimdir. Kuşkusuz bu isim en çok PKK teröründen etkilenen insanları üzmüştür ve üzmeye devam etmektedir. Bunun şehit ailelerine yaşattığı ve yaşatacağı travmanın hesabı yok. Doğrusu içimizi acıtan bu adımları bir alıştırma adımı olarak görüyoruz.Öyle ki toplum bir şeylere alıştırıldığında; daha büyük yeni adımların atılmasına zemin hazırlanmış olacaktır. Belki de Öcalan soyadının TBMM’ye bu şekilde girişi Abdullah Öcalan’la ilgili yeni adımların atılmasına da olanak sağlamış olacaktır.Bu nedenle Öcalan ismini TBMM’de manidar bir isim olarak görmemek saf akıllılık olur.Acı ama gerçek Öcalan, bekledi bekledi şimdi soyadı ile de TBMM’ye girdi. Bu durumun bir tesadüf olmadığını unutmayalım.Toplumun pek çok kesimine şehit acısı yaşatan bir ismin devamını TBMM’ye taşıyan gelişmeler sadece demokrasi adımı ile açıklanamaz.Biz şehit yakınları kahrolsak da bunu dikkate alan bir anlayış ve duyarlılık yok.Herkes bu süreci farklı görüyor.Ama o farklılığın arasında kaybettiğimiz değerlerin hiç farkında değiliz.Teröristbaşı Öcalan’ın soyadının demokrasi oyunları ile baş tacı edilmesi, şehitlerimize yapılmış en büyük saygısızlıktır.Ama bunu böyle söyleyen tarafın sadece şehit yakınları olması derin bir duyarsızlığı da akla getiriyor.Maalesef sadece nutuk atarak defnettiğimiz şehitlerimizin kemikleri artık eskisinden çok sızlayacak.Bunu görüyor ve biliyorum.Çünkü ben bir şehit yakınıyım.Bazı şeyler kanıma dokunuyor.Ne acıdır ki,TBMM’de bir tek bile şehidin soyadını taşıyan (anne ,baba,kardeş,eş,çocuk) kimse yokken yeğen Dilek Öcalan’ın açtığı o pencere, Abdullah Öcalan için kazanılmış yeni bir mevzi olacaktır.

Çözüm sürecinin geldiği son noktalardan birisi Öcalan soyadının TBMM’ye milletvekili kimliği ile girmesi olmuştur.Hiç şüphesiz terör örgütü liderinin yeğeni olmaktan başka bir özelliği bulunmayan bir isim artık TBMM’de milletvekilidir.Onunla birileri gurur duyarken ,ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü uğrunda yakınlarını şehit verenler ve bu uğurda şehit olanlar çok büyük bir vefasızlığa kurban edilmiş olmanın acısını yaşayacaklardır. Vah bize vah bize…