Dersim’i “Anadolu’nun ciğerindeki eski bir çıban” olarak gören ve “bu sivilcenin sızıltısını tamamen mahvetmenin siyaset ve hükümet gereği” olduğuna inanan Osmanlı’nın düşündüğü çareler ise “tashih-i itikad (inancın düzeltilmesi) , tasfiye-i ezhan(kanaatlerin değiştirilmesi), “izale-i vahşet(vahşetin giderilmesi/yok edilmesi) ile tedip ve tenkil(terbiye ve nakil)dir. n nOsmanlı’nın tashih-i itikat, tasfiye-i ezhan ve izale-i vahşetin giderilmesi için düşündüğü tedbirlerin başında, Dersimlileri “Sünnileştirmek” gelir. Çünkü Osmanlı’ya göre Dersimlinin “şekaveti ve sirkatinin(eşkıyalığı ve hırsızlığının) temelinde onların Kızılbaşlığı yatar. Onun için de “cühela-yı ahaliyenin telkin-i diyanetle hıfz ü sıyanet(cahil ahalinin dini telkinlerde bulunarak koruma) altına alınması gerekir. n nBu maksatla bölgede belirli mahallere yeterli miktarda cami ve okul yapılması ile buralara muktedir din alimi ve öğretmen gönderilmesi işine girişilir. Ancak bu da fayda sağlamaz. Zira “Malatya yakınında Hasan Badrik Köyü nde Alevilerin ıslahları için devlet tarafından koca bir cami-i şerif inşa olunmuş ise de içinde bir kere olun eda-yı salat olunmadıktan(namaz kılınmadıktan) başka minareleri leylek kuşlarının yuvaları olmuştur. Binaenaleyh bunların yalnız cami ve mektep yapmakla ıslah-ı hallerine kafi hallerinin düzelmesine yeterli) olmayacağından” haklarında başka tedbirlere başvurmak gerekir. n nO tedbirse Müşir Zeki ve Ahmet Şakir paşaların 3 Haziran 1896 tarihli layihalarında belirtildiği üzere “Mukavemet gösteren kabile reisleri ve karşı koymak için silah kullananları Trablusgarp ve Yemen taraflarına sevk ve uzaklaştırmaktır.” Paşalar bunun için “Lüzumu kadar dağ topu ve laakal(en az) yirmi tabur mertebesinde bir kuvvetle hareket etmek, münasip mevkilere kışla, kule ve beklemeler yaparak buralara asker yerleştirmeyi” önerirler. n nBaşka mahalle nakil(tenkil) konusunda Mikdat Mithat Bedirhan’ın çaresi çok daha ileridir. Bedirhan “ Kolonyalist İngilizlerin müstemleke Sudan’ındaki “tedibat ve ittihaz ettikleri tedabir-i ıslahiye(iyi hale koyma tedbirlerinin) herhalde bizim için de nazar-ı dikkate alınması ve numune-i emsal addolunmasını” istemektedir. n nOsmanlı’nın İngilizlerin Sudan’daki “tedibat ve itihaz ettikleri tedabi-ri ıslahiyeyi nazar-ı dikkate” aldıklarına dair kayıt olmasa da kimi aşiret reisleri ve ailelerinin Vidin’e filan sürüldüğü bilinmektedir. n nOsmanlı’nın Dersim’e ve dolayısıyla Kızılbaşa/Aleviye bakışı budur. Aşağılamak ve insandan saymamak! Osmanlı sadece Aleviye hor bakmaz, Kürdü de Arabı da “bedeviyet ve şekavetle malul” ve daire-i medeniyete idhal edilmeleri gerekli yaratıklar” olarak görür. n nOsmanlı nın Dersimliye ve Aleviye bakışının yanında bir de Cumhuriyet’in bakışı vardır ki onu da kısmet olursa yarın yazacağım.(Devamı var)