“ey bana kendini büyük tanıtan
halime bak,büyüklüğünden utan!”(Ö.Hayyam)

Egemenlerin en çok uğraştığı(!)alanların başında eğitim gelir. Çünkü orada gelecek vardır.Yani ‘ağacı yaş iken’ eğip-büküp-keseceksin ki gelecekte istediğin gibi kullanabileceğin bir ‘arka bahçe’n olsun!..

4 4 uygulamalarının, yarattığı onca tartışma ve karmaşaya rağmen, başörtüsü takabilen öğretmen ve öğrenciler ile imam hatip ortaokulları dışında, ülkemizin eğitim ve gelişmesine nasıl bir katkısı olacağını elbette zaman gösterecektir.

Ezberci, eleyici, bilimsellikten uzak, üretken olmayan; altyapı ve nitelik eksikleri ile çağdaş ülkelerden çok geriye düştüğümüz eğitim sisteminin bütün sorunları ortada dururken;
“Paralel yapıyla mücadele ediyoruz.” gerekçesiyle, devlet okulları temizlik malzemesi dahi bulamazken, dershaneler büyük teşviklerle özel okullara dönüştürülmüştür. Asıl amaç da buydu zaten…

Okulların ayrılmasıyla doğan sorunlar sürerken, ülke genelinde tüm yöneticiler görevden alınmış; bunlardan bir kesimi görevlerine devam ettirilirken; 30 bine yakın okul müdürü ve müdür yardımcısının görevlerine son verilmiştir. Görevden alınanların yerine nesnelliği olmayan ölçütlerle siyasal iktidara yakın kişilerin atandığı eleştirilerine de tatmin edici bir yanıt verilememektedir.

İlimizde de görevden alınan bine yakın eğitim yöneticisi, bir tür “tenzili rütbe” ve “itibarsızlaştırma” uygulamasına maruz bırakılmış, yöneticilik yaptığı okullarda öğretmen olarak dahi bırakılmayıp istekleri dışında resen başka okullara gönderilmektedir.
“Gam değil ama bu mülkün böyle elden gitmesi,
Gitgide zulmetmeye elde ahali kalmıyor.” demişti Namık Kemal.

Geçmişte kasaba politikacıları “muhalif- bozguncu” öğretmenleri “sürgün” ettirirlerdi. İnsan düşünmeden edemiyor: Yaşananlar, tarihi tekerrür mü “postmodern sürgün” mü diye!..

8 Kasım 2014
Alpaslan ÇEPNİ