n
nn Kısa bir ara verdik yine birlikteyiz. Bu arada acaba bir rehavete mi kapıldım diye kendi kendime panik yaşadım. Sonra bu rehavet hastalığının sadece bireysel değil toplumsal bir maraz haline gelmeye başlayabileceğine dair endişelerim artınca; yazının başlığı da ortaya çıkıverdi. Duvarı nem, insanı gam ,medeniyeti de REHAVET bitirir.
nn Anadolu insanı son on yıldır özüne dönüş anlamında çok mesafe kat etti. Aslında bu öze dönüş hareketi, belki yüz, yüz elli yıldır bu toplumun ve medeniyetin başına örülen çoraplardan ve musibetlerden kurtulmak için bir silkinme hamlesi idi. Derin bir gaflet uykusundan yeni yeni uyanıyoruz. Aslında AK Parti’nin en son 30 Mart ‘da elde ettiği başarının temelinde bu toplumsal saik yatmaktadır. Bu toprağın insanları kaybettikleri cihan-şümul bir medeniyetin değerlerini, hatırlamaya ve hissetmeye başladı. Hatırladıkça kendine güveni gelmeye başladı. Tüm felaket senaryolarına ve korku operasyonlarına rağmen kendinden olana sahip çıktı.
nn Şimdi sıra hatırladıkları ile kendi ürettiği değerler arasında bir kıvam yakalayıp gelecek nesiller için medeniyet adına bir şeyler üretebilmekte. Dedim ya biz henüz uykudan uyanıyoruz. Gözümüzü daha tam açmadık bile. Önce uyanacağız sonra, bugün ve gelecek arasında köprü olacak bir sinerji ile faydalı, zarif ve kalıcı eserler üreteceğiz. Yani daha işin çok başındayız.
nn Kahır ekseriyet ile yerel seçimlerde AK Parti‘nin başarı kazanmış olması, aman ola ki başta ben olmak üzere kimseyi rehavete düşürmesin. Hele hele “ Lale Devri Yaşama Sendromu“na sakın ola kapılmayalım. Yapacak çok iş var. Önümüzde en yakın zamanda yani bu yılın ağustos ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Bir kısım mihraklar belki kılık değiştirerek ama aynı muhteviyat ile kolları sıvayıp çoktan şer üretmek adına çalışmaya başladılar bile. Öyle ya şeytanın işi ne !!!? Hem kendini de inkar etmiyor ki iblis. Ne diyor Araf Suresi ‘nde
nn 14. Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver.”15. Allah da, “Sen süre verilenlerdensin” dedi.16. Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım.”17. “Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın.”
nn Bu yazıyı öncelikle kendime yazdım. Çünkü yapacak çok işimiz var. Her şeyden önce,’Şeytan ‘a rağmen şükredenlerden olarak bitirmek zorunda olduğumuz bir hayatımız var.
nn Öyle ise rehavet yok ,yola devam…
n
