Terör örgütünün Erzincan-Tunceli Karayoluna
döşediği mayının patlaması sonucunda
şehit olan 3 güvenlik görevlisinden biri Samsunun
Kavak ilçesindendi...
Dün arkadaşımız Bayram Ok, şehit uzman çavuş
Ümit Ekerin amcasının Kavaktaki evindeydi...
O ev, benzer acıyı
30 yıl önce de yaşamıştı...
Amcası Deniz Astsubay Cavir Eker de 1977 yılında
Mersinde asker sevkiyatı yapılırken,
kaza sonucu şehit olmuştu...
Eker ailesi, cenazenin
getirileceği bu evdeydi...
Baba Kemal Eker,
bu vatan uğruna bir kardeş,
bir de oğul vermişti toprağa...
Güçlükle ayakta duruyordu...
Bayram Oka, oğluyla 4 gün önce telefonla
yaptığı görüşmeyi anlattı.
Ümit Ekerin tayini İzmire çıkmıştı. Babası ona Kavaka
gelip gelmeyeceğini sorduğunda, Hiç dönmeyebilirim diyerek adeta helalleşmişti...
Şehit olacağı içine doğmuştu sanki...
İlk kez olmuyordu bu...
Geçenlerde şehit olan bir komando erinin
ailesine yazdığı mektup benzer bir olaydı...
Birgün şehit olursam, sakın arkamdan ağlamayın, mezarımda uyuyamam. Üzerimden komando elbiselerimi çıkarmayın, onlar benim kefenim olacak. Başımdaki beremi çıkarmayın, onlar benim gururumdur. Göğsümdeki kör kurşunu çıkarmayın, o benim madalyamdır. Bedenimdeki kanı silmeyin, onların hesabı sorulacak. Ayağımdaki botlarımı çıkarmayın, daha çok yol yürüyecek. Eğer bunlar olmazsa ben size kavuşacağım.
Bu mektup aileye ulaştığında komando er şehit olmuştu...
Allah, sorgusuz sualsiz cennetine
kabul edeceği şehitlere
bunu önceden hissettiriyor mu?..
Şehit uzman çavuş Ümit Ekerin, 4 gün önce babasına telefonda Hiç dönmeyebilirim
demesini neyle izah edeceğiz?..
Şehit olmak bir şereftir...
Ne mutlu böyle evlat yetiştiren
ailelere...
Sevdiği insanın cennette olduğunu
bilmek ne büyük duygu Allahım!..