2015 yılında Abdullah Öcalan serbest kalacakmış. Öyle söylüyor PKK yandaşı siyasetçiler... Bunları söyleyenlerin kimler olduğunu hepimiz görüyor ve takip ediyoruz. Bu yüzsüzlüğe sesini çıkarması gerekenlerin sessizliği, sanki bir onay gibi algılanıyor. Bu bir onay olabilir mi? Bilmiyoruz ama endişeliyiz!
PKK, resmen bayram yapıyor. Çözüm süreci ile ilgili Meclis e sevk edilen yasa tasarısı, PKK’nın sevinç çığlıklarını bölgede artırıyor. İmralı’da hazırlanan yol haritası günü geldikçe uygulanıyor. Polis karakolunda, asker kışlasında kendi halinde bekliyor. PKK yandaşları ise her yerde, yaşamın her noktasında adını duyuruyor. Yol kesmek, kimlik kontrolü yapmak, PKK şehitlikleri kurmak, artık serbest. Kimsenin PKK saltanatına gıkı çıkmıyor. Devletin yanında olan korucular ise yapayalnız bırakılmışlar, PKK’nın insafına terk edilmişler. PKK koruculardan intikam alıyor. Failler ise yakalanmıyor, yakalanamıyor.Tahrik mi alıştırma mı her fırsatta Abdullah Öcalan’ın 2015’te serbest kalacağı söyleniyor.Yaşayarak bütün ihanetleri göreceğiz elbette.Terörle mücadelede yaşamını yitiren aziz şehitlerimiz mezarlarında rahatlar mı bunu gerçekten biliyor muyuz. Bir şehit yakını olarak açık ve net söylemek isterim ki, şehitlerimiz mezarlarında büyük bir ızdırap içersindeler. Hiçbir şehidimiz PKK karşısında yenilmedi. PKK, Türkiye’yi yenmiş gibi ,İmralı da yapılan bütün pazarlıklar, şehitlerimizi rahatsız etmeye devam ediyor. Şehitlerimiz bu pazarlığa sessiz mi kalacak ya da sessiz mi kalıyorlar? Şehitlerimizin sesini duymayanlar bu pazarlığı sürdürmeye devam ederken, şehitlerimizin sessiz kalacağını kimse düşünmesin. Şehitlerimiz bir gün yakamıza yapışmayacak mı sanıyorsunuz? Bunca terör şehidi sanki boşunaymış gibi büyük bir vurdumduymazlık canımızı acıtıyor. Şehitlerimizin katillerini el üstünde tutan onlara yeni Türkiye’de ödül dağıtır gibi haklar tanıyan bir yasayı acaba hangi şehit ailesi içine sindirebilecek bilmiyorum. Çözüm süreci rüşveti ikinci iş hakkı hangi şehit ailesinin acısına merhem olacak? Bir şehit yakını olarak hem utanıyor hem de kahroluyorum. Çözüm sürecini, ganimet toplama sürecine çeviren PKK tehditle yol alırken; bu tehditleri barış çığlığı gibi yansıtanlar, büyük bir kötülük yapmaktadır. Şehitlerimizin uğruna can verdiği bir çok ortak değerimiz ayaklar altına alınırken şehitlerimizin yakamıza yapışmayacağını düşünmek aptallık olur. Onlar ki al bayrağımıza uzanan her eli kıran eşsiz kahramanlar, Öcalan’ı serbest bırakacak olan kim olursa olsun, onu asla affetmez. Bir şehit yakını olarak ben de böyle algılıyor ve böyle görüyorum. Şehidimin kanı pazarlık masasında teslim olanlara, hem bu dünya da hem de öbür dünya da haramdır. Şehitlerimiz ölüdür, onlar kimsenin yakasına bir daha yapışamaz diye düşünenler ne büyük bir yanılgı içinde olduklarını unutmasın. Hiçbir şehidin ahı hiç kimsede kalmaz.
Getirildiğimiz nokta malumu ilan etmek olsa da PKK’ya bayram yaptırma noktasıdır. Bu noktayı memnuniyet noktası olarak görenler çözüm sürecinin bir bölünme süreci olduğunu göremeyecek kadar öngörüsünü ve değerlerini yitirmiş olanlardır.Yeni Türkiye, Öcalan’a cezaevinin anahtarını eline altın tepside verecekse bir şehit yakını olarak bundan büyük bir kahır ve utanç duyarım. Barışın ve kardeşliğin yolu bu değildir. Biz şehit yakınları, böyle bir yeni Türkiye istemiyoruz.