Çin, komünizmle idare edilen bir ülke. Her şey devletin.
Oturduğunuz evi dilerseniz devletten de kiralayabilirsiniz.
Çok şık ve lüks evler yapmış devlet. Bizim TOKİ evleri gibi kartondan değil.
Shangai'de öyle herkesin dilediği sayıda evi olmuyor.
Herkes ancak bir tane ev sahibi olabiliyor.
Yani bizde olduğu gibi bu yaz köşesi, bu kış köşesi, bu karımın, bu sevgilimin.
Bu da gelinimin evi muhabbeti yok.
Bankacılık sektörü çok önemli . Uzakdoğu bankacılığının kalbi burada atıyor.
Bizim cüzdanlarda taşıdığımız boy boy banka kartları, burada vızır vızır çalışmıyor .
Anlayacağınız kuralları kendileri koyuyor.
Telefon ağları kendilerine ait. Bizde olduğu gibi öyle yabancı ağlar yok.
Yollara gelince inanılmaz. Trafikte seyir halinde iken üzerinizde veya altınızda 4-5 katlı otoyollar var. Yani önünüz, arkanız, altınız, üstünüz trafik.
Teşbihte kusur olmaz. Sular seller gibi akıyor trafik. Kaza olasılığı çok az.
Trafiğin en yoğun anında, elinizi hafifçe kaldırdığınızda tüm trafik durup yol veriyor yayalara.
Türkiye kadar insanlarını trafiğe kurban eden başka bir ülke yok.
Nüfus ve otomobil sayısına oranla dünya rekoru bizde.
Son on yılda trafik kazalarında 45 bin kayıp. 2 milyon 100 bin kişi yaralanmış. Hastanelerde ölenler ise meçhul .
Sonuç olarak ölüm oranlarında da her dalda olduğu gibi rekortmeniz.
Malumunuz üzere, " imrenilecek bir ülkeyiz " biz.
Bir gökdelen var. Dünyanın ikinci yüksek binası. (Shanghai Tower)
Tam 137 kat. Asansöre biniyorsunuz nefesinizi alıp verene kadar kendinizi yerden 552 metrede gökyüzünün içinde buluyorsunuz. Öyle asansörde kopma düşme ölme falan da yok.
Biz ise asansör ve işçi ölümlerinde dünya sıralamasında yine birinciyiz.
Rekorlarımızı kimse egale edemiyor.
Herkes çalışıyor. Herkesin işi var. Hatta insanlar kendi işleri dışında 2-3 ek iş yapıyor.
Herkesin hedefi önce ev sahibi olmak. Yorgunluk bilmiyorlar. Sürekli koşturup sürekli gülümsüyorlar. Yani işleyen demir ışık saçıyor.
Yaşlı insanlar belli günlerde parklara gelip sosyalleşiyorlar. Parklar inanılmaz güzel bakımlı yüzlerce değişik bitki var.
En beğenmediğiniz yolda dahi görme engelliler için özel yürüyüş yolları yapılmış.
İnsana verilen önemi her alanda görüyorsunuz.
Parklardaki yollarda yere çakılmış taşların bile farklı dizaynı var.
Amaç , yürürken ayak tabanını rahatlatmak. Bir tür ayak masajı.
Ağaçları ise kimse dilediği gibi kesemiyor. Özellikle bambu ağaçları çok önemli.
Hem mobilya sanayiinde hem de gıda olarak tüketiyorlar. Bambu ağaçları, adeta kutsal.
Eğer bir ağaç kesimi olacaksa devletin haberi olması gerekiyor.
Aksi halde suç. Ormanlarını gözleri gibi koruyorlar. Mobilya yapımı ve dizaynı harika.
Öyle otel yapmak için orman yakma falan da yok. Dünyanın en prestijli otel zincirleri burada.
Suç oranı nüfusa göre oldukça düşük. Cezalar çok ağır ve caydırıcı.
Okulların önü çiçek tarhları ile dolu. Disiplin baş kural.
Adam kayırma, rüşvet v.s yok .
Kominist ülke ama lüks isterseniz o da var.
Paranız varsa New York'un Fifth Avenue 'sine rahmet okutacak geniş caddeler boyu ihtişam önünüzde. Bu alışveriş ve lüks ihtişam caddesinin uzunluğu sıkı durun yazıyorum tam 10 km. Zenginliği anlatmak için başka bir söze ihtiyaç yok sanırım.
60- 70 yıl önce afyonun uyuşturup, uyuttuğu bir toplumun bu kadar kısa zamanda depara kalkmasına akıl sır erdiremedim. Çin, Mao ve onun doktrininlerine çok şey borçlu.
Dünyada bu kadar kısa sürede ekonomisini büyüterek ivme kazanan başka bir ülke yok.
Bu yüzden bu çekik gözlü, sevimli, güler yüzlü ırka ben taraf oluyorum.
Hemen hemen tüm dünya ülkelerine ihracat yapan Çin, nükleer enerji ve askeri alanda da tartışmasız ipi göğüslüyor.
Amerika'nın tozunu ancak bu ülke alabilir.
Çin komünizmle idare edilen mutlu, zengin ve müreffeh bir ülke.
25 milyonluk bu şehir adeta bir saat gibi düzenli tıkır tıkır çalışıyor, yaşıyor, yaşatılıyor...
Bu kadar kalabalık bir yerleşkenin düzeni, tanzimi yaşamı ve temizliği inanılmaz.
Napolyon'un canına rahmet. Ne demişti ;
" para... para... para.."

SOKAK HAYVANLARI İÇİN BİR KAP YEMEK
BİR KALP SEVGİ