Konu ile ilgili yazılarımızın arasına bazen güncel başka konuları da alıyoruz.
Amacımız, doğru bildiğimiz ve inandığımız konuları ilahi sorumluluk çerçevesinde sayın okuyucularımızla paylaşmaktır.
7- Abdest, namaz, oruç vb. gibi Fıkhın furuatı ile ilgili konularda gerek Taliban ve gerekse Gülen Hanefi ya da Şafii mezheplerine mensup olmalarına rağmen haramı helal, helali haram sayma gibi temel noktalarda İslam dünyasında hiçbir İslami mezhebe benzememektedir.
Örneğin; Müslümanların kanını dökmeyi helal görme, Müslüman yöneticilere karşı ayaklanmak ve silah kullanmak gibi konularda tamamıyla Harici bir mantıkla kendilerine özgü bir pratik uygulamışlardır ve halen de bu uygulama devam etmektedir.
Bu konuda ayrıca mensuplarının özel hayatına da karışarak haramı helal, helali haram yapan uygulamalara mecbur etmişlerdir.
Gelecekte muhtemel bir saltanat için peşin günahla veresiye sevap elde etme mantalitesi egemen kılınmaya çalışılmıştır.
Örneğin; Gülen'in bazı mensuplarına kapalı eşle evlenmeme, evlendi ise başını açtırma, namaz kılınmayanların arasında namaz kılmama gibi emirleri ile, gelecek adına Müslümanları genç- yaşlı, kadın- erkek demeden öldürme( 15 Temmuz darbe girişiminde görüldüğü şekliyle) gibi direktifleri bunların kendilerine özgü fıkıhlarını(pratiklerini) ortaya koymaktadır.
8-Gerek Taliban ve gerekse Gülen hareketinde kadrolar genellikle genç insanlardan oluşmuştur. Gülenizmde, 'hizmet saflarında yetişmeyenler hizmetten sayılmazlar' ilkesi egemendir. Esnaf kesimi parasal destek sağlayan bir kaynak olarak değerlendirilir.
Bunların kadrolarının genç olmasının nedeni ise hareketin içinde yetişenlerin henüz genç yaşta olmalarıdır. Talibanizmde ve Gülenizmde ortak payda öğrenci kitlesinden oluşmaktadır.
9-Gerek Talibanizm ve gerekse Gülenizm hareketleri içinde istisnalar hariç hiçbir ciddi İslam alimi yoktur.
Bu hareketlerin içinde ciddi İslam alimi ve mütefekkir bulunsaydı işler böyle sonuçlanmaz ve Müslüman kanı akıtılmazdı.
10- Haricilerde olduğu gibi Talibanizm ve Gülenizmde de esas olan devleti ele geçirmektir.
Örneğin; Emeviler döneminde meydana gelmiş otuz beş isyanın yirmi üçü Hariciler tarafından gerçekleştirilmiştir.
Görülmektedir ki, bu hareketlerin dini siyaset, siyasetleri de dinleridir.
Her iki hareket makyavelist olmasının ötesinde devleti ele geçirme yol ve yöntemlerini adeta dinileştirmişlerdir. Daha başka bir ifade ile her zaman yazdığımız ve işaret ettiğimiz gibi cemaatlerini dinileştirmişlerdir. Devam umuduyla selam ve sevgiler…