Coğrafi konumu, gelişmiş ulaşım ağı ve sosyal yapısı itibariyle Samsun bu ülkede üniversite kenti olma özelliği taşıyan ilk on kentten birisidir. Her branşta öğretim üyesinin tercih edebileceği bir doğal güzellik, kültürel zenginlik ve sosyal gelişmişlik bu kente rahatlıkla eğitim, kültür ve sanat kenti olma şansı verir.
1975te Hacettepe Üniversitesinin patronajında eğitime başlayan Ondokuzmayıs Üniversitesi bugün iki bine yakın öğretim üyesi ve görevlisi kırk bini aşan öğrencisiyle hem kentin hem de ülkenin saygın bir kurumu haline gelmiştir. Ama ne yazık ki kimi fakülteleri beklenen atılımı gerçekleştirememiştir. Bunlardan birisi Hukuk diğeri de İletişim fakültesidir.
İki fakültenin de akademik kadrosu son derece yetersizdir. Yetersizdir, çünkü yer seçimi yanlıştır. Bölge idare ve istinaf mahkemeleri Samsundadır. Baro Samsundadır, baronun sosyal tesisleri Samsundadır ve avukatların kahir ekseriyeti de Samsunda yaşamaktadır, büroları da Samsundadır. Ama ne gariptir ki OMÜ Ali Fuat Başgil Hukuk Fakültesi Çarşambadadır. Üstelik de Çarşamba İlçesi'nin merkezinde ve Çarşambalıların sosyal ve kültürel hayatının içinde değil, kentin ve sosyal, kültürel hayatın dışındadır.
Benzer bir durum İletişim Fakültesi için de söz konusudur. Türkiye genelinde saygın bir yeri olan Samsun yerel medyasının büyük kısmı şehir merkezinde olmasına rağmen İletişim Fakültesi de Hukuk Fakültesi ile Çarşamba'daki kent merkezinden ve kentin sosyal ve kültürel hayatında uzaktaki aynı yerleşke içindedir. Öğrenciyi ileride çalışacağı mekandan soyutlayarak eğitim vermek ne kadar sağlıklıdır?
Her iki fakültenin de Samsun şehir merkezine gelmesi şarttır. Kimse bunu Çarşamba karşıtlığı olarak algılamasın yahut da kimse bunu Çarşamba sevgisini öne sürerek engellemeye kalkışmasın lütfen. Bu konu, bir ilçenin ekonomisinin ötesinde gençlerimizin geleceği ile ilgilidir. Öğretim üyesi olmayan fakülteleri bitiren bizim evlatlarımız, iş hayatlarında ülkenin en tanınmış akademisyenlerinin hocalık yaptığı diğer fakültelerin öğrencileriyle nasıl mücadele edecek?
Bu konuyu dar bölgecilerin ve siyasetçilerin çekişmesinin dışına çıkarıp akademisyenlerin ilmi kararlarına teslim etmek zorundayız. Çarşamba yerleşkesinde o ilçenin coğrafyasıyla çok daha güzel örtüşecek ve hem bölgeye hem de ülkeye çok daha büyük faydalar sağlayacak bir başka bilim disiplinine yer vermek daha doğru olmaz mı? Söz gelimi doğa ve çevre bilimlerine