Yıllar önce okumuştum.

'Gezgin, kitabın tamamını, gezmeyen kitabın aynı sayfasını okur' diye.

Söylemi öyle benimsemişim ki.

Geçende kızım 'Baba evde duvara harita as, gittiğin/gitmediğin illeri işaretle' demişti.

Gerçekten bazen ani kararla kendimi ülkemin bir köşesinde buluyorum.

Yeni yerlerle tanışmak huzur verirken.

Gezmek, görmek mutlu ediyor beni.

Birde gittiğim yerlerde insanlarla iletişim kurmak muhteşem bir duygu.

Yeni insanlar, farklı kültürler...

Ülkemiz bu anlamda o kadar zengin ki.

Dört bir köşesi adeta kaynıyor.

Hal böyle iken evlere hapsolmak niye ki.

Evlerimizi nefes alınan mezarlara neden çevirelim?

'Geziyorsun doğrusunu yapıyorsun.'

Diyenler elbette var.

Uzakları hedeflemeye de gerek yok.

Birde hafta sonlarını bozuk para gibi harcayanlar var ki.

Çıkıp çevredeki güzellikleri fark etseler.

Efendim bir sürü bahaneler...

İşin içinden çıkamayınca ekonomi...

Evden çıkmama gerekçeleri...

Uykunun gözüne vurmak, zengin kahvaltı, ekran müptelalığı...

Hâlbuki evde dururken maddi manevi kendilerine daha fazla zarar veriyorlar.

Kusura bakmayın doğa sizden para pul istemiyor.

Hafta sonlarını iple çektiğim elbette doğru.

Nereye kaçsam, yeni bir yer olabilir mi?

Görmediğim, gidemediğim yerlerden imkânlar ölçüsünde nereye ulaşabilirim?

Birde şu yurt dışını görün diyenler...

Elinin altındaki güzellikleri bir görseler.

Siz yakın çevreyi keşfettiniz mi?

İlimizi, ilçemizi, mahallemizi ne kadar biliyoruz?

Bu bakış açısı sahil bandında gezelemek.

Alışveriş merkezlerinde mağazaları turlamak...

Hafta sonu kahvaltılarını dışarda yapmak...

Kafelerde bir şeyler tıkınmak...

Akıllarından geçen bu.

Ekonomik sıkıntıları olmayanlar bile aynı kafada.

Toplumu içten içe kemiren hastalık.

Doğaya çıkıp biraz kaybet kendini.

At üzerindeki fazla enerjini.

Allah ülkemize alabildiğine cömert davranmış.

'Türkiye Cennet Olunca'

Mecbur değilim ki eve kapanmaya.