Biliyorum yine birileri kızacak, yine birileri beni “pişmiş aşa su
katmakla” ya da “her güzel işe karşı çıkmakla” suçlayacak.
Biliyorum, yine husumet okları üzerime çevrilecek. Ama olsun, ben yine
de bildiğimi yazacağım.
Kısa bir süre önce basına yansıdı, Fatih’in ünlü hocası Ak
Şemsettin’in babası Şeyh Hamza Hazretlerinin mezarı Kavak ta bulunmuş.
Büyükşehir Belediyesi hemen kolları sıvamış, Şeyh Hazretlerine layık
bir türbe yapılması için çalışma başlatmış. Hem tarihi mirasa sahip
çıkmak hem de turist çekmek açısından alkışlanacak bir çalışma. Ama ne
yazık ki Şeyh Hamza Hazretleri, Kavak’ta değil Amasya’da yatıyor.
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından yayınlanan “Samsun İli Turizm
Aksiyon Planı 2015-2017” adlı broşür var. Biraz aceleye gelmiş yahut
getirilmiş bir broşür. Turizm alanında iki-üç yıl içinde yapılacaklar
ilçe ilçe ele alınmış. Çoğu birbirinin benzeri şeyler; kent giriş ve
çıkışlarındaki “sıvasız, boyasız ve bakımsız binaların dış cephe
görünümüne müdahale edileceği” ve “ilçelerle özdeşleşmiş yiyecek ve
içeceklerin ön plana çıkarılarak hediyelik ürün olarak pazarlanması
konusunda gerekli çalışmaların yapılacağı” gibi. Yöresel lezzet
denilince de ortaya çıka çıka “tirit, keşkek, pide ve kıvratma”
çıkıyor. Bunların adı veriliyor ama “hediyelik ürün olarak
pazarlanması” konusunda ne yapılacağı ve bunun turizme nasıl ve ne
ölçüde bir katkı vereceği belirtilmiyor.
Bu yazının konusu; aksiyon planını tartışmak değil, bu yazının konusu
tarihin şu veya bu gerekçeyle yeterli inceleme yapılmadan şu veya bu
şekilde değiştirilmesidir. Kavak’ta bulunan mezar acaba Ak
Şemsettin’in babası Şerafettin Hamza’nın mezarı mıdır yoksa Taşanoğlu
Hamza Bey’in mezarı mıdır? Bunun enine boyuna araştırılması,
tartışılması ve bilim dünyasından yeterli destek geldikten sonra
harekete geçilmesi gerekir. Yarın birileri ortaya çıkıp da yapılanı
bilimsel verilerle çürüttüğünde, kent imajında ve belediyenin
ciddiyetinde açılacak yarayı sarmak pek kolay olmaz.
Kavak’a turist çekeceğiz derken tarihçilerin alay konusu olmayalım.